Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4194 E. 2007/8282 K. 12.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4194
KARAR NO : 2007/8282
KARAR TARİHİ : 12.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı ile 21.10.1999 tarihli devre mülk sözleşmesi yaptıklarını 100.000 DM satış bedelinin peşin ödendiğini, sözleşmenin 10.maddesi gereğince ikinci yıl sonunda ödediği bedelin % 30 kar payı ile iadesini istediği halde ödenmediğini yaptıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, harici satış sözleşmesinden doğan alacak için doğrudan icra takibi yapılamayacağını, davacıların en geç 4.9.2002 tarihine kadar sözleşmenin 10.maddesindeki haklarını kullanması gerektiği halde kullanmadığını, devre mülk inşaatlarının bitiş aşamasına geldiğini, davacıların kar payı isteyemeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, BK 61.maddesi gereğince tarafların aldıklarını iade ile yükümlü olduğu, davacının geçersiz olan sözleşmeye dayanarak kar payı istemeyeceği gerekçesiyle icra takibinin 51.129 Euro üzerinden devamına, 5.3.2003 tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/4194-8282
2-İİK 67/2.maddesi hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kavuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yanlız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir, durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulu zorunludur. Öte yandan alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan bu kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece inkar tazminatı isteminin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzletilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün üçüncü fıkrasında yer … icra inkar tazminatı taleplerinin reddine” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “asıl alacağın % 40’ı oranında (31.290,94 YTL) inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3.252.62 YTL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 12.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.