YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4207
KARAR NO : 2007/9851
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.12.2004 tarihli sözleşme ile davalının vekilliğini üstlendiğini, … 3.Aile Mahkemesinin 2004/1119 E. sayılı dosyası ile eşi tarafından davalı aleyhine açılan boşanma davasında davalının vekili sıfatıyla davayı takip ettiği sırada 29.12.2004 tarihinde davalı tarafından haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, sözleşme gereğince ödenmesi gereken vekalet ücretinin tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin kendisine boş olarak imzalatıldığını, davacının, mahkeme masrafları için kendisinden fazla miktarda para istediğini, dava devam ederken eşiyle anlaşmalı şekilde boşanmaya karar verdikleri halde davacının bunu kabul etmemesi nedeniyle davacıya olan güvenini kaybettiğini, bu nedenle azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tanık beyanları esas alınarak davalının eşiyle anlaşmalı şekilde boşanmaya çalışmasına rağmen, davacının, müvekkili olan davalıya yardımcı olmadığı, davalının davacıyı vekilllikten azletmesinin haklı olduğu, bu nedenle ücret sözleşmesi nedeniyle vekalet ücretinin talep
edilemeyeceği, ancak davalının icra dosyasında vekalet ücretinin 250 YTL’lik kısmını kabul etmiş olmasına rağmen bilirkişi raporuna itiraz etmediğinden raporda belirtilen 350 YTL’lik miktar üzerinden vekalet ücretinin talep edilebileceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, takibe konu alacak nedeniyle itiraz edilmeyen 250,00 YTL dışında kalan 100,00 YTL yönünden takibin devamına, yine bu miktar üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.12.2004 tarihli “Avukatlık Ücret Sözleşmesi” imzalandığı, davacı avukatın, davalı ile eşi arasındaki boşanma ve tazminat konulardaki uyuşmazlıklarda davalıyı temsil etmeyi ve hukuki yardımlarda bulunmayı üstlendiği, davalının eşi tarafından … 3. Aile Mahkemesinde açılan 2004/1199 E. sayılı davada, davacının, vekil olarak davalıyı temsil ettiği, 2.12.2004 tarihli cevap dilekçesini mahkemeye ibraz ettiği, ne var ki ilk duruşma tarihi gelmeden 29.12.2004 tarihinde davalı müvekkili tarafından “gördüğüm lüzum üzerine” açıklaması ile azledildiği, davalının, azil tarihi ile aynı tarihte başka bir avukata vekalet verdiği, yine aynı tarihte davalı ile eşi arasında anlaşmalı boşanmaya ilişkin “protokol” düzenlendiği, 30.12.2004 tarihinde mahkemece boşanma davasının kabul edildiği ve tarafların “kararı temyiz etmeyeceklerine” ilişkin beyanları üzerine de aynı tarihte kararın kesinleştirildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu davada, haksız azil nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini talep etmiş, davalı ise, sözleşmenin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğunu, dava sırasında eşiyle anlaşmalı boşanma yolu açılmasına rağmen davacının bunu kabul etmediğini savunarak azlin haklı olduğunu, bu nedenle davacının sözleşme gereğince vekalet ücreti talep edemeyeceğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalının azil nedenleri olarak açıkladığı, “sözleşmenin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğu”, “mahkeme masrafları için davacının fazla para istemesi” ve “anlaşmalı boşanmayı davacının kabul etmemesi” hususları, davalı tarafından ispat edilememiştir. Mahkemece davacının Avukatlık Yasası hükümlerine aykırı olarak ve müvekkilinin güvenini sarsacak şekilde davrandığı, anlaşmalı boşanmaya karar veren müvekkiline yardımcı olmadığı belirtilerek azlin haklı olduğu kabul edilmişse de, davacı avukatın, müvekkilinin menfaatine aykırı şekilde kusurlu davrandığına ilişkin, davalının soyut iddialarından ve dinlenen tanık
2007/4207-9851
beyanlarından başka bir delil mevcut değildir. O halde açıklanan tüm bu nedenlerle davacı avukatın haksız olarak azledildiğinin kabulü gerekir. Avukatlık Kanununun 174. maddesinin 2. fıkrası gereğince haksız olarak azledilen avukat ücretin tamamına hak kazanır. Mahkemece azlin haksız olduğunun kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken, tanık beyanlarına göre azlin haklı olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 500 YTL.duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.