YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4296
KARAR NO : 2007/8226
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.6.2005 tarihinde davalıdan haricen taşınmaz satın aldığını, satış bedelini ödemesine rağmen tapu devrinin yapılamadığını, ödediği bedelin iadesi için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 15.000 YTL asıl alacakla ilgili takibe yapılan itirazın iptaline, fazlaya ve inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun
2007/4296-8226
tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir.
3-Mahkemece kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, 450,00 YTL maktu ücreti vekalete hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün (2) no’lu parağrafında bulunan (Davacının icra inkar tazminatı isteminin, olay yargılamayı gerektirdiğinden reddine) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine (İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, yine kararın (4) no’lu parağrafında bulunan (450,00 YTL)’nin karardan çıkarılarak yerine (1.700,00 YTL) yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.