YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4349
KARAR NO : 2007/8390
KARAR TARİHİ : 14.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait akaryakıt istasyonunun bir kısmını oto lastiği sökme takma, rot-balans işleri yapmak üzere 1.1.1997 tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıllığına kiraladığını, davalının 4.11.2004 tarihinde işyerinin anahtarını değiştirerek mecura girmesini engellediğini, Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı tespit, tedbir ve müdahalenin meni davasının kabul edilerek kesinleştiğini, kararın infaz edildiği 25.2.2005 tarihine kadar işyerini çalıştıramaması nedeniyle gelirinden mahrum kaldığını, maddi-manevi zarara uğradığını ileri sürerek 3.000.000.000 TL maddi, 20.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin usulen imzalandığını, davacının, kendisine ait şirketçe satılan oto lastiklerini takıp, servis hizmeti vermek üzere dava konusu yerde bila bedel bulunduğunu, gelen müşterilere satılan lastikleri kötüleyerek başka satıcılara yönlendirdiğini, müşterilerden fazla para aldığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dinlenen davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının, gelen müşterilere davalının sattığı lastikleri kötüleyerek satışlarına engel olmaya çalıştığı, davacının iyi niyetli olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen 1.1.1997 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacının, davalıya ait işyerinde kiracı olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı kiralayan tarafından davacı kiracının mecura sokulmaması
2007/4349-8390
üzerine 5.11.2004 tarihinde Bolu Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit, tedbir ve müdahalenin meni talepli dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda 15.12.2004 tarihinde verilen karar ile BK’nun 249. maddesi gereğince davalı kiralayan tarafından mecurun sözleşme süresince kullanıma hazır şekilde bulundurma mecburiyeti olduğu gerekçesiyle davacı kiracının haklı zilyetliğine vaki müdahalenin menine karar verildiği, kararın Yargıtay 3.Hukuk Dairesince onanmak suretiyle kesinleştiği görülmektedir. Diğer bir deyişle, davalı kiralayanın, dava konusu mecuru haksız olarak kapatıp davacı kiracının çalışmasına engel olduğu kesin hüküm halini almıştır. Davalı, eldeki dosyadaki savunmalarını, kesinleşen dosyanın yargılaması sırasında da ileri sürmüş, mahkemece bu savunma yerinde bulunmamıştır. O halde artık davalının bu savunmasına itibar edilerek davanın reddine karar verilemez. Mahkemece, davacının kiracısı bulunduğu dükkanın, davalının engellemesi nedeniyle kapalı kaldığı günler için BK’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi gereğince davacının aynı işi yapabileceği başka bir işyeri açmak için gereken muhtemel süre de göz önünde bulundurularak kazanç kaybının bilirkişi raporu ile hesaplatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi ve davalının müdahalesinin haksız olduğu yolundaki kesin hüküm göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.