YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4541
KARAR NO : 2007/8979
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatı ceza mahkemesinin hakkında verdiği mahkumiyet kararının Yargıtay safhasında görev yapması için vekil tayin ettiğini, mahkumiyet kararının bozulması ve akabinde beraat etmesinden sonra tutuklu kaldığı günler için davalının kendi adına tazminat davası açtığını, tazminat davası sonunda verilen kararı içraya koyan davalının tahsil ettiği 4.177.000.000 TL’sını kendisine ödemediğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını, davalıya avukatlık ücreti olarak 1500 DM ödediğini ayrıca 90.000.000 TL’da verdiğini ileri sürerek 4.177.000.000 TL’nın işlemiş faiziyle birlikte 6.000.000.000 TL olarak tahsilini, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının vekili olarak davacı adına ceza ve hukuk davalarını takip edip icra takibi yaptığını, davacının kendisine hiçbir ücret ödemediği gibi masrafları da vermediğini, icra takibi sonucu tahsil ettiği 4.177.000.000 TL’nı hapis hakkına istinaden yedinde tuttuğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece itirazın iptali ile 402,60 YTL asıl alacak ve 2100,00 YTL faiz alacağı bakımından devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, davacı vekili olarak ceza ve hukuk davalarını takip ettiği ve icra takibinde bulunduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalının davacı vekili olarak takip etiği icra dosyasında tahsil ettiği parayı davacıya ödemediği hususları ihtilafsızdır. İhtilaf davalının takip ettiği dava ve icra dosyalarından dolayı herhangi bir 2007/4541-8979
alacağının bulunup bulunmadığını, tahsil ettiği parayı davacıya ödeyip ödemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı için uyuşmazlığın Avukatlık Yasası ve Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. Davalı avukat olarak davacıya ait davaları takip edip icra takibi yaptığına göre bunlar için ücret istemekte haklıdır. Hal böyle olunca, davalının takip ettiği dava ve icra takiplerinden dolayı alacağı ücretin Avukatlık Kanununun 164. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenmesi zorunludur. Bu itibarla mahkemece davalının takip ettiği dava ve icra takiplerinden dolayı Avukatlık Kanununun 164.maddesi ile Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca alabileceği ücret ile bu dava ve icra takibi için yapmış olduğu masraf var ise bunun belirlenerek davalının tahsil ettiği ücretten mahsubunun yapılması sonucu davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.