Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/455 E. 2007/5037 K. 09.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/455
KARAR NO : 2007/5037
KARAR TARİHİ : 09.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, sahibi oldukları taşınmazın dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını, davalıya kamulaştırma bedelinin artırılması için vekaletname verdiklerini, davalı tarafından açılan davanın takipsizlik nedeniyle 16.4.1999 tarihinde işlemden kaldırıldığını, üç aylık sürede yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 13.9.1004 tarihinde kesinleştiğini, bu şekilde hak kaybına uğradıklarını da … öğrendiklerini ileri sürerek, taşınmazın şimdiki değerinin tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 6.000.000.000 TL maddi, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın, taşınmazın ferağ tarihi olan 10.9.1996 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın gerek zamanaşımı gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıyı temsilen açmış olduğu kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin davayı takip etmemesi nedeniyle davacıların bu yere ilişkin tezyidi bedel haklarının tamamen kaybolduğu kabul edilerek, farağ tarihi itibariyle bilirkişilerin taşınmaza 30.660.000.000 TL değer tesbit ettikleri, daha önce açılmamış sayılmasına karar verilen İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1996/1529 E. sayılı davada da birinci bilirkişi kurulunun ek raporunda 7.093.186.000 TL, ikinci bilirkişi kurulunun ek raporunda ise 7.077.850.000 TL değer tesbit edildiğini, gerek bu davada tesbit edilen değerin, gerekse açılmamış sayılmasına karar verilen İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde tesbit edilen değerlerin,
dava dilekçesinde talep edilen miktardan fazla olduğu gerekçesiyle maddi tazminatın kabulüne, 6.000.000.000 TL’nin tahsiline, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, vekili olan davalının vekalet görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin talep hakkını kaybettiğini ileri sürerek, taşınmazın değeri üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 6.000.000.000 TL’nin ödetilmesini istemiş olup dava, niteliği itibariyle kısmi dava niteliğindedir. Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Ancak alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde de, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur. Dava konusu olayda ise mahkemece davacının isteyebileceği tüm alacak miktarı kesin olarak belirlenmemiş, gerek yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda gerekse daha önce açılmamış sayılmasına karar verilen İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1996/1529 E. sayılı davada alınan bilirkişi raporlarında tesbit edilen taşınmaz değerinin, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarından fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. O halde mahkemece kısmi dava niteliğinde olsa da davacının talep edebileceği, taşınmazın değerine ilişkin maddi tazminat miktarının tam ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, bundan sonra taleple bağlı kalınarak alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, talep edilebilecek alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.