Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4689 E. 2007/8886 K. 21.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4689
KARAR NO : 2007/8886
KARAR TARİHİ : 21.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, kardeşleri olan davalı ve dava dışı diğer kardeşleri ile birlikte adi ortaklık kurduklarını, iki adet ticari … … otobüsü satın alıp işlettiklerini, davacı …’in ortaklığa bir otobüsün bedeli olan 130.000 DM ile 1994-1997 arası ihtiyaç oldukça gönderdiği 36.400 DM olmak üzere toplam 166 400 DM verdiğini,diğer otobüsün kredi ile alındığını, davalının eski tırını satıp, borçlarını ödedikten sonra ortaklığa 22 700 DM koyduğunu, bundan 3000 DM ının davalının çocuklarına harcandığını, kalan 19 700 DM ın repoya yatırılıp borçların ödenmesinde kullanıldığını, bir kısım ortakların otobüslerde şöför olarak bizzat çalışarak borçların ödenmesi yoluna gidildiğini,banka borcunun bittiğini ancak halen otobüslerin alımından dolayı adi ortaklığın kendisine borcunun olduğunu, davalının 26 ND 992 plakalı otobüsün ruhsatı ile işletmesinin kendisi adına olmasından yararlanarak bu otobüste çalışan davacı …’in işine son verdiğini, ortaklıktan elde edilen gelirle alınan bir kısım araçlara el koyduğunu ileri sürerek 26 ND 992 plakalı aracı ½ payının davacılara ait olduğunun tespitini, otobüsün geri kalan 1.763,00 YTL borcunun ve …’in maaş ve sigorta primi ödemelerini kendisi yaptığından 6.346,00 YTL ile birlikte toplam 8.109,00 YTL nin tahsili ile kendilerine düşen gelir payı 6.000,00 YTL ve servis otobüsleri için 5.500,00 YTL nin davalıdan tahsilini ve aracın satışının engellenmesi için tedbir konulmasını istemiştir.
Davalı, davacılarla arasında adi ortaklık olmadığını, sadece davacı …’den ödünç para aldığını, bunu da geri ödeyip ibralaştığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise davacı …’ den alınanın 166 400
2007/4689-8886
DM, geri ödenenin ise 177 169 DM olduğunu, davacıdan 10 169 DM alacağının olduğunu bildirerek 10 769 DM karşılığı 8.500,00 YTL nin … tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı …’in davasının açılmamış sayılmasına, davacı …’ in davası ile Karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında iki adet … … otobünün satın alınıp işletilmesi yönünde bir adi ortaklığın bulunduğu, ortaklığın sona erdiği, ancak taraflar arasında adi ortaklığın tasfiyesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı-karşı davacı tarafından adi ortaklığın olmadığı iddia edilmiş ise de tüm dosya kapsamı ile tanık beyanlarından bu iddianın doğru olmadığı görülmektedir. Mahkemece, öncelikle idareci ortağın davalı olup olmadığı açıkça saptanmalı, idareci ortaktan ortaklık hesabını gösteren belgeler istenmeli ve adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmelidir. İdareci ortak tarafından verilen hesap konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde, varsa taraf delilleri toplandıktan sonra, ortaklığın sermayesi ve devam süresi, … durumunu ve benzer işletmelerin gelir giderlerini nazara alınmak suretiyle bilirkişi aracılığı ile kar ve zarar hesabı ortaya çıkarılmalıdır. Ayrıca ortaklığa ait mallar mahkemece tesbit edilmeli, bunların yine davacıya düşen payı para olarak belirlenip, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli taraflara yapılan ödemeler düşülmeli ve kalan taraflar arasında hisseleri oranında paylaştırılarak B.K.538 ve devamı maddeleri hükmüne göre ortaklığın mahkemece tasfiyenin bizzat yapılması gerekmektedir..
Tasfiyenin aslında B.K. 540 md. gereğince tüm ortaklarca birlikte yapılması gerekir. Tersi durumda ise tasfiyeyi mahkeme yapar. Mahkeme bir tasfiye memuru atayarak tasfiyeyi bu görevli eliyle gerçekleştirir. Şu varki bu aşamaya gelmeden önce karar gününe en yakın bir gün esas alınarak bu gündeki ortaklığın mal varlığı tümden ve parasal değerleri ile saptanır. Mal varlığı saptandıktan sonra, eğer paylaşmada ekonomik yarar yoksa onun satışına gidilir. Bu aşamada satışın yanlar arasında yapılıp yapılmayacağı kendilerinden sorulur. Bu konuda oybirliği sağlanırsa, karar gününe yakın olarak saptanan gündeki hesaba göre satın alanın karşı yana vereceği para tutarı belirlenir ve kar-zarar durumuna göre yanların tasfiye memurundan alacakları ya da ona ödeyecekleri oranlar açıklanır. Yanlar arasında oybirliği sağlanamazsa, 3. kişilerin de arttırıma girip girmeyecekleri, artırmanın açık olup olmayacağı ekonomik çıkar açısından
2007/4689-8886
mahkemece değerlendirilip ona göre tasfiye biçimi saptanır.
Mahkemece az yukarıda anlatılanlar ışığında adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, bu yönlerin gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacı … ile davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerden dolayı bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesini yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iedesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.