YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4701
KARAR NO : 2007/6730
KARAR TARİHİ : 15.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı derneğe ait olduğunu düşündüğü tuvaleti davalının 15.07.1999 tarihli yazısına istinaden kiralayıp işletmeye başladığını, davalının kira bedellerini tahsil ederken bazen “teberru-bağış” karşılığı diye makbuz düzenlediğini, bazen de makbuzsuz olarak kira tahsil ettiğini, dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğünün davalı hakkında müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil davası açması nedeniyle … malikin davalı olmadığını öğrendiğini, 29.04.2004 tarihinde Vakıflar idaresi ile kira sözleşmesi imzaladığını ve geçmiş yıllara ilişkin olarak da idareye 8.476.000.000 TL ödeyeceğine dair taahhütname imzalamak zorunda kaldığını, bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ve tahsili için avukat tutup icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, itirazın kaldırılması talebinin reddedildiğini,bu takip nedeniyle yaptığı masraf tutarı 4.161.500.200 TL ile taahhütname bedeli toplamı 12.637.500.200 TL nın 08.06.2004 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, asıl işgalcinin davacı olduğunu ve vakıfların işgalcilere tanıdığı haklardan yararlanarak kira sözleşmesi imzaladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalıdan kiraladığı taşınmaz için dava dışı taşınmaz malikine ödemek zorunda kaldığı ecrimisil ve icra takibi nedeniyle yaptığı masrafların davalıdan alınmasını istemiştir. Mahkemece taraflar arasında yapılan sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu ancak davacının, davalının kiraya vermeye yetkili olmadığı bir yeri bilerek davalıdan kiraladığı bu durumda taraflar arasında muvaazalı bir işlem bulunduğu bu nedenle davacının kendi muvaazasına dayanarak talepte bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı yargılama aşamasında kira sözleşmesinin varlığını inkar etmiş ise de, davacı tarafından yapılan düzenli ödemeler ve bir kısım makbuzlarda teberrunun tuvaletin kullanımı karşılığı yapıldığının açıkça yazılı olması ve mahkemenin kira sözleşmesinin varlığını kabul gerekçesinin davalı tarafça temyiz edilmemiş olması karşısında, taraflar arasında sözlü bir kira akdinin varlığının kabulü zorunludur.
BK.249. maddesi gereğince, davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesi nedeniyle davalı, kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmekle ve kira müddeti zarfında da bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Aynı kanunun 253.maddesi gereğince kiralayan, kiralananın 3.şahıs tarafından kira sözleşmesinin yapılmasından önce mevcut olan ayni hak dolayısıyla tamamen veya kısmen zaptedilmesinden kiracıya karşı sorumlu olur. Olayda Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyet hakkına dayanarak davacının kiracılık hakkı ile bağdaştırılamayacak bir iddiada bulunarak davacıdan kira sözleşmesi imzalanmasından önceki dönem için ecrimisil talep edilmekle, kiralanan davacı kiracıdan zapt edilmiş olmaktadır.
Kiracı kiralanan için vakıflara ecrimisil ödemek zorunda kalmışsa, davalıya ödediği kira parasının ecrimisil ile aynı döneme isabet eden bölümünün geri verilmesini isteyebilir. Burada davalının kira bedelini geri verme borcu sebepsiz iktisaptan değil, kira sözleşmesinin fesih edilebilir olmasından kaynaklandığından ecrimisilin fiilen vakıflara ödenip ödenmediği de geri isteme hakkına etkili değildir. Davacı vakıflar idaresine taahhütname gereği ödediği veya ödeyeceği ecrimisilin kira bedelinden indirilmesini isteyebilir.
Mahkemece; vakıflar idaresinin davacı ile kira sözleşmesi imzalamak için davacıdan geçmiş yıllara ilişkin aldığı iddia edilen taahhütnamenin hangi yılları kapsadığı ve miktarı araştırılmalı, bu dönem için davalı derneğe kira olarak ödendiği miktar belirlenmeli, davacının aynı dönem için davalıya ödediği kiranın, taahhütnamede belirlenen miktarı geçmemek kaydı ile davalıdan alınmasına karar verilmelidir.Bu konuda bir araştırma ve inceleme yapılmadan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 15.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.