Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4751 E. 2007/8928 K. 21.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4751
KARAR NO : 2007/8928
KARAR TARİHİ : 21.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar oğulları …’e velayeten imzaladıkları haricen düzenlenen 30.8.1996 tarihli satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile davalı şirketin yapacağı inşaattan bağımsız bölümü satın alarak sözleşmedeki satış bedeli olan 1.995 YTL ‘yi ödediklerini,davalıdan satın aldığı inşaat halindeki taşınmazın sözleşmede belirtilen sürede tamamlanamaması nedeniyle rayiç kira bedelinin tahsili ile birleşik davalarında,davalı yüklenicinin ihtar göndererek talep edilen bakiye bedelin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğinden,borçlu olmadıklarının tesbiti ile fesih kararının iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme geçerli kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya
2007/4751-8928
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacılar davalı şirketin inşa edeceği binadan bağımsız bölümü 30.8.1996 tarihli sözleşme ile satın almış,satışa konu bağımsız bölüm üçüncü kişiye satılmıştır.Buna göre davacılar ile davalılar arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde mesken amaçlı taşınmaz satış sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece …’da ayrı tüketici mahkemesi var ise görevsizlik, aksi durumda ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: : Davacılar tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.