Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4811 E. 2007/6334 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4811
KARAR NO : 2007/6334
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 10.11.2000 tarihli resmi satış sözleşmesi ile davalıya ait aracı, mülkiyeti muhafaza kayıtlı olarak davalıdan satın aldığını, satış bedelinin tamamını aralık 2001 tarihi itibariyle ödediğini, davalının aracı 28.12.2002 tarihinde alıp götürdüğünü ve 1.9.2003 tarihinde davalı sitesinde park edilmiş olarak bulunduğunu bu süre içinde aracını da kullanamadığını ileri sürerek, mülkiyeti muhafaza kaydının kaldırılmasına, 1.100 YTL. maddi ve 4.000 YTL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, araç alım satımının nasıl yapılacağı hususunun 2918 sayılı yasada düzenlendiği bu nedenle mülkiyeti muhafaza kaydının kaldırılması talebinin yerinde olmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mülkiyeti mahafaza kaydıyla davalıdan satın aldığı araca karşılık satış bedelinin tamamen ödediğini ve borcu kalmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında noterde yapılan 10.11.2000 tarihli sözleşmeye göre, davalı satıcıya ait … aracın mülkiyeti muhafaza kaydı ile alıcı davacıya satılıp teslim edildiği, satış bedelinden arta kalan borcun ödeme şekil ve şartlarının belirlendiği, bu amaçla 25.11.2000 tarihi ile 25.12.2001 tarihleri arasında muhtelif tarih ve bedelli toplam 2.800 YTL. lik senet verildiği, satış bedelinin tamamının ödeninceye kadar mülkiyet hakkının satıcı üzerinde saklı kalacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yine davalı hakkında hırsızlıktan açılan davanın Asliye Ceza 2007/4811-6334
Mahkemesi’nde derdest olduğu da dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış yapılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların aralarında yaptıkları resmi sözleşmede, satış ve bedele ilişkin koşulları serbest iradeleri ile belirlediklerine göre, sözleşme koşullarının ve karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi asıl olup, yerine getirilmediğinde de, taraflardan birinin karşı taraftan talepte bulunmaya hakkının bulunduğunun kabulü zorunludur. Bu nedenle, mahkemece 10.11.2001 tarihli sözleşme içeriği değerlendirilerek, davacının talepleri hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.