Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4850 E. 2007/9210 K. 27.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4850
KARAR NO : 2007/9210
KARAR TARİHİ : 27.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki iade-i muhakeme (alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı …’in her iki davalı hakkındaki davanın reddine, davacı …’in … hakkındaki davanın reddine, davacı …’in iadei muhakeme isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, daha önce açılan davanın yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini daha sonra belgelerin bulunduğunu iadeyi muhakeme istemlerinin Anılan karar kesinleşmemiş olması nedeniyle reddedildiğini, bu kez … bu davayı açtıklarını ileri sürerek davalılara gönderilen paranın 16.000 DM. borçlu olduklarını, bu nedenle 4.710.00 YTL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkememce, davacı …’in her iki davalı hakkındaki davasının reddine, davacı …’in … hakkındaki davasının reddine, davacı …’in iadeyi muhakeme isteminin kısmen kabulü ile 13.175 Alman Markı karşılığı olan 3.824,33 YTL.nın davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, hüküm verildikten sonra davalılara gönderdikleri dövizlerle ilgili olan banka havale dekontlarının İzmit’te yaşanan deprem sonrası ev eşyalarını taşırken … İsimli yakınlarının bularak kendilerine haber verdiğini, derhal Türkiye’ye dönerek iadeyi muhakeme davası açtıklarını, kararın kesinleşmemesi nedeniyle istemlerinin reddedildiğini, yurt dışında banka havalesi ya da elden ödenen paralarla davalıların ev yaptıklarını ancak gönderilen paralardan arta kalan bedelin ödenmediği, ödeyecekleri taahhüdüyle oyaladıklarını, aile büyüklerinin araya girmesiyle 16.000 DM. 2000 yılında ödenmesi hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, ancak davalıların buna da riayet etmediklerini yapılan takibe de itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını istemişlerdir.
Davalılar, …’den 1982 de satın alınan … 1984 yılında bitirildiğini, davalılar …’ın sarf ettiği emeğin karşılığı alamadığını tarafların aralarının açıldığını, zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemişlerdir.
Eldeki davada yargılamanın iadesi şartlarının mevcut olup olmadığı ihtilaflıdır. Yargılamanın iadesi müessesesini düzenleyen HUMK.nun 445/1. maddesi yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olması nedeniyle yargılamanın iadesinin istenebilmesi için bir senet veya belgenin davaya bakıldığı esnada mevcut olması, yeni ele geçirilmiş olan belgenin hükmü etkileyecek nitelikte olması, belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması ve belgenin bir mücbir sebepten veya lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilmemiş olması ve ayrıca yargılamanın iadesini isteyen tarafın bu senet veya belgeyi yargılama sırasında elde edememesinde kusurlu olmaması gerekir. Diğer bir değişle yargılamanın iadesini isteyen taraf belgeyi kendi kusuru ile elde edememiş ve mahkemeye verememişse yargılamanın iadesini isteyemez.
Somut olayda ise hükümden sonra ve taşınmaz sırasında kendi ev eşyaları arasında bulunan belgenin kaybolmasında davacıların kendi kusurlarıyla sebep oldukları anlaşıldığından ve esasında belgenin hükmü etkilemeyecek nitelikte olmaması nedeniyle yargılamanın iadesi isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde istemin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.