YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4852
KARAR NO : 2007/8848
KARAR TARİHİ : 20.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacı, davalının düzenlediği kendi evini kendin yap 2. etap projesine katılarak, 8.500.000 TL ödediğini, daha sonra davalının kampanyadan vazgeçtiğini, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını, ileri sürerek, 20 milyar TL zararın ifadan vazgeçildiği tarih itibariyle faiziyle davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 20 milyar TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı idareye güvenerek arsa verileceği inancı ile arsa bedeli olarak 8.500.000 Tl. ödediği halde, taahhüt edilen arsanın verilmediğini, ileri sürerek, zararın tazminini istemiştir. Bu durumda davacı, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki arsanın ikame değerini isteyebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsanın dava tarihi itibariyle ikame değerinin 40 milyar TL olduğu bildirilmiştir.Halbuki dairemizin emsal olan” 30.6.2005 gün 2005/6329-11209,28.5.2007 gün 2007/2834-7463 esas ve karar sayılı”ilamları ile benzer diğer ilamlarında davalı 2007/4852-8848
belediyenin taraf olduğu aynı nitelikte ve benzer taşınmazlarla ilgili rayiç arsa bedellerinin aynı esaslara göre yapılan inceleme sonucu düzenlendiği anlaşılan raporlar ile eldeki davada saptanan rapor arasında bariz farklılık olduğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen ve benzeri emsal dosyalardaki bilirkişi raporları arasındaki farklılık mahkemece irdelenmeli ve raporlar arasındaki çelişki giderilmelidir.
Hal böyle olunca, yerinde uzman bilirkişiler kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, yukarıda açıklanan çelişki sebebinin bilirkişilere açıklattırılması, hangi tesbitin sağlıklı ve doğru olduğu yönünde bilimsel açıklattırma yapılması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 7.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.