Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5156 E. 2007/9498 K. 03.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5156
KARAR NO : 2007/9498
KARAR TARİHİ : 03.07.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kredili mevduat hesap sözleşmesinden doğan borcunu ödemediğini, girişilen takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında sözleşme imzaladıklarının doğru olduğunu ancak borcu asıl alacaklıya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak 1.764.662.823 TL asıl alacak ve 297.492.741 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan 11.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda 22.3.2002 tarihinden icra takip tarihine kadar temerrüt faizi hesabı da yapılmıştır. Oysaki davalı adına 18.3.2002 tarihinde gönderilen ihtarname muhatabına tebliğ edilemeden iade edilmiştir. Davacı takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü de ispat etmiş değildir. Hal böyle olunca icra takip tarihine kadar akti faiz hesabı yapılmalı, bu tarihten sonra da 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasanın 10/f maddesi hükmü gereğince davacının akti faizin %30 oranından fazla geçikme faizi isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre yargılama masrafına hükmedilirken kabul ve reddedilen miktarlarda gözetilmek suretiyle yapılan masraflar taraflar arasında paylaştırılmalıdır. Ayrıca reddedilen miktar yönünden davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir. Bu yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 3.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.