YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5181
KARAR NO : 2007/11001
KARAR TARİHİ : 24.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalıya ait dairenin satışının yapılması için davalı ile dava dışı alıcıyı bir araya getirip 27.6.2003 tarihinde sözleşme yapılmasını sağladığını, davalının 35.000,00 YTl. satış bedeli üzerinden hesaplanacak olan %3 komisyon ücretini ödemediği gibi, dava dışı alıcı tarafından kendisine iletilmek üzere davalıya verilen 500,00 YTl. ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, ihtarname masrafı ile birlikte toplam 1.572,90 YTl.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, komisyon sözleşmesi imzalanmadığını, davacının aracılık hizmeti vermediğini, daireyi bizzat kendi çabası ile sattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre davacının sadece sözleşme imzalanmasına aracılık ettiğinin anlaşıldığı, davalının bizzat satış yaptığını, davacının alım satım işlemlerini tamamen yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ve dava dışı alıcı arasında imzalanan 27.6.2003 tarihli alım satım protokolü ile davalıya ait taşınmazın dava dışı şahsa satımının kararlaştırıldığı, davacının komisyoncu olarak sözleşmeyi imzaladığı, davalının komisyon ücreti ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan sözleşmeye konu dairenin 9.9.2003 tarihinde dava dışı şahsa tapu ile satıldığıda sabittir. Hal böyle olunca davacı komisyoncunun davalı satıcı ile dava dışı alıcı arasında satıma konu taşınmazın satılması için aracılık faaliyetlerini yapıp bitirdiği ve bu itibarla sözleşmedeki edimin ifa ettiğinin kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.