YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5248
KARAR NO : 2007/8383
KARAR TARİHİ : 13.06.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakem tayini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı … şirketinin inşaa etmekte olduğu binalardan 135 ada B/04 nolu taşınmazı, aralarında düzenlenen 3.6.1998 tarihli sözleşme ile satın aldığını,ayıplı teslimden dolayı Tüketici Mahkemesi’nde açtığı davanın sözleşmenin 10. maddesi gereğince tahkim yoluyla çüzümlenmesi gerekçesiyle reddine karar verildiğini,… oğlu … …’ı hakem olarak tayin ettiğini ileri sürerek,davalıya tebliği ile davalının da kendi hakemini tayin ile 3. hakemin mahkemece tayin edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,… …’i hakem olarak tayin ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece,sözleşmenin 10. maddesindeki koşullar gerçekleşmeden talepte bulunulduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtilafın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ilişkini hukuki durumunun belirlenmesi ve 4077 sayılı kanunu kapsamındaki ihtilafların tahkime tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir.Tahkime ait hükümler HUMK 516-536. maddelerinde düzenlemiş olup, taraflar arasında doğan ve adli yargının görevli olduğu her çeşit uyuşmazlıkların çözülmesinde genel kural olarak, mahkemeler görevlidir.
Ancak bir hak üzerinde ihtilafa düşen tarafların kamu düzenine ilişkin olmayan konularda anlaşarak bu uyuşmazlığın giderilmesini mahkemeler yerine, … kişilere bırakmaları mümkündür. Usul hukukumuzda bir davanın hakemler marifetiyle 2007/5248-8383
bakılıp sonuçlandırılması … bir yargı yoludur. Kanunların açıkça veya zımni olarak cevaz verdiği hallerde tahkim yolu açıktır. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakem yolu ile çözülmesi hususunda irade serbestisine sahiptirler. Davacı ile davalı arasında düzenlenen 3.6.1998 tarihli sözleşmenin 10.maddesindeki tahkim şartına dayanarak,… bu dava açılmış mahkemece de 10. maddedeki koşullar gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesi ile amacının “Bu kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarının tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlemeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” olduğu, 2.maddesi ile kapsamının “Bu Kanun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” olduğu, 3.maddesi ile de kanunun uygulaması ile ilgili tarifler yapılmış, 22.maddesi ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturulup, bu hakem heyetine hangi hallerde mecburi olarak, hangi hallerde ihtiyari olarak başvurulabileceği belirtildikten sonra, 23.maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
4077 saylılı kanunun amacını belirleyen 1.maddesini açık hükmü ile yasanın bütününden, anayasanın 172.maddesinde yer … “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” hükmü doğrultusunda, birey olarak daha zayıf ve korunmaya muhtaç durumda olan tüketicilerin, satıcı, sağlayıcı vs. karşısında daha etkin bir şekilde korunmasını sağlamak, sosyal ve iktisadi hayattaki gelişmeler karşısında, … hukuka uygun olarak bu yasanın hazırlanıp çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini, ekonomik çıkarlarını korumak, aydınlatmak her şeyden önce devletin anayasa ile üstlendiği görevleridir. Bu yasa ile kamunun yararının korunması, sosyal düzen ve adaletin, tüketiciler ile satıcılar-sağlayıcılar vs. arasında kapsamlı bir ahengin sağlanması amaçlanmıştır. Bu kanun ile tüketici korunurken aynı zamanda kamu düzeninin sağlanması amaçlanmış, olduğundan, kanunun doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğunda hiç tereddüt edilmemelidir.
Tüketicinin korunmasını amaçlayan 4077 sayılı kanunun kamu düzeni ile ilgili … bir kanun olması, bu yasanın 22. maddesi ile tüketici sorunları hakem heyeti olarak bir hakem heyeti oluşturulmasından, yasa koyucunun 2007/5248-8383
böylece zımnen … tahkim yolunu kapadığı, 23.maddesindeki bu kanunun uygulaması ile ilgili her türlü ihtilafların tüketici mahkemelerinde görüleceği şeklindeki hükmünden, görevli mahkemenin yasa ile açıkça belirlendiği ve bu kanunun uygulanmasından çıkan ihtilafların mutlaka tüketici mahkemelerinde veya uyuşmazlığın değerine göre Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinde bakılması gerektiği, tahkim yolu ile … hakemler önünde görülemeyeceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki daire satışına dair sözleşmeden doğan ihtilaf, 4077 sayılı kanunun 1,2,3/c-f ve 23.maddeleri nazara alındığına bu yasa kapsamında kalmakta ve ihtilafı çözmede tüketici mahkemeleri görevli olduğundan, sözleşmedeki tahkim şartı geçersizdir. Uyuşmazlığın hakemler vasıtası ile çözümlenme olanağı yoktur. Öyle olunca mahkemece, davanın bu nedenlerle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususlerın incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 13.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.