Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5299 E. 2007/8872 K. 21.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5299
KARAR NO : 2007/8872
KARAR TARİHİ : 21.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, İnterbank’ın halefi olan davalı banka tarafından hakkında icra takibi yapıldığını, haciz tehdidi nedeniyle ihtirazi kayıtla 1.250,00 YTL ödemek zorunda kaldığını, oysa davalı bankadan kredi kartı almadığı gibi herhangi bir harcama da yapmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile kredi kartı sözleşmesi düzenleyen İnterbank’ın halefi olduklarını, davacının aldığı kredi kartı ile harcama yapıp bedelinin ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı banka tarafından düzenlenen kredi kartı sözleşmesine istinaden davacıya kredi kartı teslim edildiğinin ve davacının bu kart ile harcama yaptığının belgelenip kanıtlanamadığından bahisle davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4672 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunun 14/5-C ve 15/3 maddelerine göre Fona intikal eden bankalar harçtan muaf olduğu halde, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davalı bankanın harç ile yükümlü tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2007/5299-8872
Bundan ayrı Bankalar Kanunu 9/b maddesi hükmü uyarınca fonun taraf olduğu icra takipleri ile icra takiplerinden kaynaklanan her türlü hukuk davalarının kısmen veya tamamen fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayılı icra iflas yasasında yazılı tazminat ve cezalar fon hakkında uygulanmayacağından bu sebeple davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken açıklanan hususun göz ardı edilerek davalı bankanın kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 ve 438/son maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yazılı “davalının kötü niyeti tespit edilemediğinden” sözlerinin karardan çıkartılarak yerine “Bankalar Kanununun 15. maddesi 9/b bendi hükmü uyarınca” söz ve rakamlarının yazılmasına, yine aynı hükmün 3 nolu bendinin tamamen karardan çıkartılmasına, yerine “davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.