YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5665
KARAR NO : 2007/11138
KARAR TARİHİ : 27.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından alacağı bulunduğundan bahisle hakkında icra takibi yapılarak takibin kesinleştiğini, takibe konu çek ve bonoların zamanaşımına uğramış olduğunu, bazılarında kendisinin imzası bulunmadığını, elden borç almadığını, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borç para verdiğini, zamanında ödeyemediği için takibe konu çek ve senetleri aldığını, ayrıca elden para verdiğini, davacının keşidecisi olmadığı çekleri ise kendisine ciro ettiğini, alacağının tahsili için davacıya çektiği ihtar nedeniyle zamanaşımı olmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya 1000 DM elden borç verdiğini ispatlayamadığı, 25.11.1996 tarih ve 120 YTL bedelli çek ile 19.5.1997 tarih ve 200 YTL bedelli çeklerin ise davacı tarafından keşide edilmediği gerekçesiyle bu kalemler hakkındaki davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer kalem istekler yönünden ise senet ve çekler kambiyo vasfını kaybetmiş olsa da borç halen devam ettiğinden ve zamanaşımı süresi dolmadığından talebin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı tarafından zamanaşımına uğramış çek ve senetlere dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle ve
borcu bulunmadığından bahisle menfi tespit davası açmış, davalı ise karz (ödünç) hukuki ilişkisine dayanarak alacaklı olduğunu savunmuştur. Karz akti 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup henüz bu süre dolmamıştır. Davalı savunmasını ispat için kambiyo senetlerine dayanmış ise de takibe dayanak çek ve senetler zamanaşımına uğramış bulunduğundan kambiyo senedi vasfını yitirmiş olup; bu belgeler … başlarına temel ilişkiyi ispat açısından yeterli bir belge olarak kabul edilemez. Ne var ki davacının imzasını taşıyan bu belgeler HUMK’nun 292.maddesi hükmü gereğince yazılı delil başlangıcı sayılır. Davalı iddiasını diğer yan deliller, şahit beyanları veya yemin ile ispat etmek durumundadır. Davalı, ibraz ettiği delil listesinde yemin deliline dayanmamış olup 5.4.2005 tarihli celsede de şahit dinletmek istemediğini bildirmiştir. O halde mahkemece davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacı iadesine, 27.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.