Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5695 E. 2007/9900 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5695
KARAR NO : 2007/9900
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılardan … yönünden kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar murisleri … ile davalıların taşınmaz satışı konusunda haricen anlaştıklarını, taşınmazın teslim edildiğini, bedelin davalılara ödendiğini, ancak davalıların tapuda devir işlemini gerçekleştirmediğini bu nedenle ödenen satış bedeli 2.500.000.000 TL nın ödenme tarihinden en yüksek faizi ile tahsili ile, sözleşmenin 5. maddesi gereğince satış bedelinin dolara çevrilerek ortaya çıkacak farkında davalılardan alınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar haricen imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, taşınmazın davacılara teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılardan … hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen satış bedelinin geri alınmasına ilişkin alacak davasıdır.Davacılar dava dilekçesinde murisleri tarafından 16.10.1998 tarihli satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan ödeme şekline göre zararlarının da tesbit edilerek davalılardan alınmasını istemişlerdir. Mahkemenin de kabul ettiği gibi; tapulu
taşınmazların harici satışı geçersiz olup taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile mükelleftir. İadenin kapsamı belirlenirken de denkleştirici adalet ilkesinin göz önünde bulundurulması gerekir. Yargılama aşamasında mahkemece davacılar murisi tarafından davalılara ödenen satış bedelinin dava tarihinde ulaşacağı alım gücü anılan ilke gereğince bilirkişi tarafından tesbit edilmiş, davacılar da bu bedele göre ıslah dilekçesi vererek taleplerini artırmışlar, ancak mahkemece davacıların dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadıkları gerekçesi ile ıslah talepleri kabul edilmeyerek ödenen satış bedeline hükmedilmiştir. Oysa sözleşmenin 5. maddesinde paylı taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açılması halinde satış bedelinin kendilerine ödenmesini isteyen paylarını satan davalıların hisselerine düşen satış bedeline isabet eden miktarın davacılar murisine o günkü dolar kur karşılığının hesaplanarak ödeneceği kararlaştırılmış olup, davacılarda dava dilekçesinde bu maddeye göre zararlarının da tesbit edilerek tahsilini istediklerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadıklarından ve bu nedenle de ıslahın yapılmamış sayılmasından söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacıların dolar üzerinden denkleştirme talepleri olduğu kabul edilmeli, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak bu kararlaştırmaya göre zararları belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davalılardan … 16.10.1998 tarihli sözleşmeyi kendi adına asaleten diğer davalılar adına 15.10. 1998 tarihli vekaletnameye dayanarak imzaladığını açıkça sözleşmede belirtmiştir.Mahkemece satış bedelinin davalılardan … tarafından alındığı kabul edilerek diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yargılama aşamasında … dışındaki davalıların bedeli almadıklarına dair açık itirazları olmadığı gibi sözleşmede belirtilen vekaletnamede dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece sözleşmede belirtilen vekaletname getirtilmeli, davalı …’ ya diğer davalıların paylarının satışı konusunda yetki verilip verilmediği incelenmeli, gerekirse davalılar bu konuda isticvap edilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davalılar satışa konu olan taşınmazda davacıların zilyetliklerinin devam ettiğini iddia ettiklerinden, bu husus araştırılmalı, taşınmaz iade edilmemiş ise taşınmazın iadesi kaydı ile ödenen bedelin iadesine ve iade tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2007/5695-9900
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde 24.00 YTL.nın davacılara, 24.00 YTL.nın davalı …’e iadesine, .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.