YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5738
KARAR NO : 2007/9287
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, 5.3.1999 tarihinde hükmi şahsiyet kazanarak “… Yaşam Hastanesi” adlı merkezde … hizmeti vermeye başladıklarını, sigortalılara … hizmeti verilmesi konusunda davalı ile de sözleşmeler imzaladıklarını, ne var ki 2002 yılında davalı kurumun müfettişleri tarafından tanzim edilen rapor esas alınarak hastane çalışanları hakkında “çıkar amaçlı suç örgütüne yardım ve yataklık yapmak, dolandırıcılık ve rüşvet” iddiaları ile savcılık tarafından dava açıldığını, hazırlık soruşturması sürerken davalının aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini, tahakkuk eden alacaklarına da haksız olarak el koyduğunu, oysa ki “neşter operasyonu” olarak bilinen davada şirketin “sanık” sıfatıyla yargılanmadığını, hastane çalışanları hakkındaki suç isnatlarının da soyut iddialardan öteye geçemediğini ileri sürerek, verilen … hizmeti nedeniyle ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için başlatmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının ödetilmesini istemiş, davacı tarafından aynı konu ile ilgili değişik mahkemelerde açılan 15 adet “itirazın iptali” davaları da bu dava ile birleştirilmiştir.
Davalı, davacı şirket ile 19.12.1995 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, başlatılan soruşturma üzerine 2003 yılında sözleşmenin yenilenmediğini, … dışı rapor ve belgelere dayalı ödemeler nedeniyle davacı şirketten 3.081.527.138.389 TL alacaklı olduklarını, bu alacakları nedeniyle de takas, mahsup ve hapis hakları bulunduğunu, fatura bedellerini ödemekle yükümlü olmadıklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, başlatılan icra takipleri nedeniyle “hüküm” fıkrasında belirtilen asıl alacak miktarları üzerinden her bir dava yönünden ayrı ayrı takibe itirazın iptaline, bu miktarlara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi
2007/5738-9287
yürütülmesine, %40 inkar tazminatı miktarlarının da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıya bağlı sigortalı hastalara vermiş olduğu … hizmeti nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödetilmesi için eldeki davaları açmış olup, davalı ise fatura bedellerini ödemekle yükümlü olmadıklarını, gerçeğe aykırı rapor ve belgelere dayalı fazla ödemeler nedeniyle kendilerinin davacı şirketten 3.081.527.138.389 TL alacaklı olduklarını, alacaklarının takas ve mahsubunun söz konusu olduğunu, davanın da bu nedenle reddi gerektiğini savunmuştur. Sosyal Sigortalar Kurumunda “neşter operasyonu” adıyla bilinen soruşturma sonrasında davacı hastane çalışanları hakkında 21.5.2003 tarihli iddianame ile dava açıldığı, suç isnatları arasında “yapılmayan … hizmetlerinin yapılmış gibi” gösterildiği hususunun da bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı şirket, tüzel kişilik olarak iddianamede yer almamışsa da, davacı şirketin kurucusu ve hastanenin genel müdürü olan, davalı ile yapılan sözleşmelerde şirketi temsilen imzaları mevcut olan … Adanalı ile birlikte hastanenin mesul müdürü Dr…. , hastanede görevli Prof.Dr…. Ömürlü, Dr…. ve hastane çalışanlarından … hakkında adı geçen operasyon sonrasında … 11. Ağır Ceza Mahkemesinde 2004/220 E. sayılı dosya ile kamu davası açılmış olup, henüz derdest olduğu, kamu davasına dayanak olarak gösterilen olayların, davalının savunmasında bildirdiği hususları da kapsadığı görülmektedir. B.K.nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince tesbit edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlayacağından, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen ceza davası “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.