Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5773 E. 2007/10796 K. 18.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5773
KARAR NO : 2007/10796
KARAR TARİHİ : 18.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Sigortalısı …’in hemofili hastası olduğunu, bu hastanın ameliyat geçirmediğini, buna rağmen faktör ölçümü, pıhtılaşma testi ile hemofili konsiltasyonu yapılmadan, hangi dozda faktör verileceği belirtilmeden 19.9.2000-15.3.2001 tarihleri arasında 183.000 ünite faktör 8 ilacı yazıldığını, hastanın bu ilaçları hiç kullanmadığını, H….’in kardeşi olan davalılardan … ‘in diğer davalılar … ve Eczacı … ile işbirliği içerisine girerek … Devlet Hastahanesinde doktor olarak çalışan ve davaya daha sonradan dahil edilen … Söğüt ve bu doktoru istihdam eden … Bakanlığı’nın da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek zararının 17.722.296.495 TL olduğun tespiti ile davalı eczacı …’ten mahsup ettikleri 16.224.070.628 TL’nin mahsubundan sonra bakiye 1.498.225.867 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, eda davası açılacak hallerde tespit talebinde bulunulamayacağı tespit talebine yönelik talebin bu gerekçe ile reddine, tahsile yönelik talebin ise Cumhuriyet Savcılığınca yapılan hazırlık tahkikatının takipsizlikle sonuçlanıp kesinleştiği, doktorun hukuku sorumluluğu nedeniyle hastaneye karşı istihdam eden sıfatıyla açılan davanın da doktor hakkkında idari soruşturma izni verilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edelmiştir.
1-Davacı bu davasında sigortalısına usulsüz olarak verildiğini iddia ettiği ilaç nedeniyle uğradığı zarar miktarının tepiti ile, tespit edilecek miktardan davalı eczacıdan mahsup edilen miktarın indirilmesinden sonra şimdilik 1.498.228.867 TL’nin tahsilini istemiştir. Dava niteliği itibariyle eda davasıdır. Mahkemenin nitelendirmede hataya düşerek talebin bir kısmını tespite yönelik talep olarak değerledirmesi doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
2-Gerek Cumhuriyet Savcılıklarınca verilen takipsizlik kararları ve gerekse idari makamlarca soruşturmaya izin verilmeme kararları hukuk hakimini bağlamaz BK. 53 maddesi hükmünce hukuk hakimi sadece kesinleşen ceza ilamında belirlenen maddi olgularla bağlıdır. Davalılar hakkında açılmış herhangi bir ceza davası dahi bulunmadığına göre mahkemece, taraf delilleri toplanıp gerektiğinde konusunda bilirkişi veya kurulunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli raporda alınmak ve tarafların hukuki durumlarıda değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Usul Hukukumuzda dahili dava diye herhangi bir müessese bulunmamaktadır. Kararda dahili davalı olarak gösterilen Dr…. Söğüt hakkında açılmış ve … bu dava ile birleştirilmiş herhangi bir dava da bulunmamaktadır. Buna rağmen davaya sonradan dahil edilen … Söğüt hakkında davanın reddine şeklinde de olsa hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1,2 ve 3 bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.