Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5921 E. 2007/10576 K. 17.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5921
KARAR NO : 2007/10576
KARAR TARİHİ : 17.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadğından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 2000 yılında vefat eden murisleri … … ile davalının kardeş olduklarını, murislerine ait 265 dönüm, davalıya ait 280 dönüm, … ve …’ın anneleri … …’a ait 349 dönüm ile babaları … …’a ait 28 dönüm taşınmazların murisleri ve davalı tarafından ortak olarak kullanıldığını, murisin ölümünden sonra da ortaklığın aynen devam etmesine rağmen haklarının verilmemesi üzerine ortaklığı sona erdirdiklerine ilişkin ihtar keşide ettiklerini, davalının, kendilerinden aldığı vekaletname ile sattığı dava tarihi itibariyle değeri 30.000 YTL olan muris adına kayıtlı taşınmazın satış bedelini, yine murisin sağlığında satın almış olduğu hayvanların satış bedelinden elde ettiği 9.000 YTL’yi, 2000-2004 yıllarında toplam 970 dönüm araziden elde edilen gelirin ½’si olan 104.760,00 YTL ile, 2005 yılı için buğday ürününün ½’si olan 38.760,00 YTL ve ayçiçek ürününün ½’si olan 13.710,00 YTL’yi, muris ve davalının babası olan … … adına kayıtlı olan ancak taraflar arasında ortak olan biçerdöver ve balya makinelerinin çalıştırılması nedeniyle ortaklık paylarına düşen 22.700,00 YTL ve 11.665,00 YTL’yi ödenmediğini, Devletçe ödenen 15.000,00 YTL çiftçiyi destekleme primlerinin de davalı tarafından alındığını, yine davalı adına alınan traktörün bedeli olan 2.500,00 TL’nin de murisin hayat sigortasından ödendiğini ileri sürerek, belirtilen tüm bu miktarların faizleriyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, vekaleten satılan taşınmazla ilgili zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaldı ki anılan taşınmazın murisin sağlığında satıldığını ve satış bedelinin de muris tarafından alındığını, davacıların murisi olan … … ile ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, anne ve babalarına ait taşınmazların onların talimatı ile ekilip biçildiğini, …’in ölümünden sonra davalıların tarımsal faaliyetlerde bulunmadıklarını, ancak hayat standartlarında bir değişiklik olmadığını, davacıların murisleri adına kayıtlı taşınmazların, kendisi tarafından ekilip biçilmesi nedeniyle ancak icar bedeli talep edilebileceğini, davacılar için yaptığı harcamalarının icar bedelinin çok üzerinde bulunduğunu, biçerdöver ve balya makinalarının babaları … …’a ait olduğunu, çiftçiyi destekleme primlerinin davacılar tarafından tahsil edildiğini, kendisine ait traktörün de murisin hayat sigortasından ödenmediğini, bu nedenlerle davacılara hiçbir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ortaklık iddiasının ispat edilemediği ancak davacıların murisine ait taşınmazın davalı tarafından kullanılması nedeniyle 2000-2005 yılları için ecrimisil bedelinin ödenmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacıların dava dilekçesinde alacağın ½’sini talep etmeleri göz önüne alınarak taleple bağlı kalınmak suretiyle 76.681,48 YTL olan ecrimisil bedelinin yarısı olan 38.340,74 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekaleten satılan taşınmaza ilişkin talebin zamanaşımı, diğer taleplerin ise ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacıların murisine ait taşınmazın davalı tarafından kullanılması nedeniyle ecrimisil bedelinin ödetilmesi gerektiği sonucuna varılmışsa da, dava dilekçesinde alacağın ½’sinin talep edildiği gerekçesiyle belirlenen ecrimisil miktarının yarısına hükmedilmiştir. Oysa ki dava dilekçesindeki talep, tarımsal ortaklığa ilişkin olup, anılan hukuki ilişkinin niteliği gereği ortaklık gelirinin yarısının talep edilmiş olması, hükmedilecek her türlü alacağın da ½’sinin talep edildiği anlamında yorumlanamaz. Davada ortaklık ilişkisi ispat edilememişse de, davacıların murisine ait taşınmazların davalı tarafından ekip biçilerek gelir elde edildiği sabit olduğundan mahkemece “çoğun içinde az da vardır.” kuralı gereğince davacılar tarafından terditli olarak talep edildiği varsayılarak ecrimisil bedeline hükmedildiği halde, taleple bağlı kalınması gerektiğinden bahisle hesaplanan ecrimisil bedelinin sadece ½ miktarının ödetilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, şin harcın istek halinde 13.10 YTL.nın davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.563,60 YTL.nın davalıdan alınmasına,17.9 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.