Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/6120 E. 2007/12611 K. 31.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6120
KARAR NO : 2007/12611
KARAR TARİHİ : 31.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalıların avukatı olarak davalarını takip ettiğini vekalet ücretinin ödenmediğini, yaptığı takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek ,itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm ; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi üzerine alacaklının alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.

Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı bölümünün (1) nolu bendindeki “..icra inkar tazminatı talebinin reddine “ sözlerinin karardan çıkarılmasına yerine “..kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.