YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6236
KARAR NO : 2007/14063
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kurum ile … 2. Etap 14 no’lu dairesi için 5730378 tesisat numarası ile abonman sözleşmesi imzaladığını ödemelerin babası …’ün … Bankası hesabından otomatik olarak yapıldığını, en son ödemenin 18.3.2002 olduğunu Ekim 2001 tarihinde 3. Etap 4 no’lu daireye taşındığını, 2. Etaptaki evini boş tutmaktayken Nisan ayı sonunda eve uğradığında elektrik saatinin sökülmüş olduğunu gördüğünü, yanlışlığın düzeltilmesi için davalıya gönderdiği ihtara davalının verdiği cevapta ödenmemiş borçlardan dolayı 10.4.2002 tarihinde 0413 işaretle saatin kaldırıldığının bildirildiğini, 6 … dairesini bu nedenle kiraya veremediğini ileri sürerek, 2002 yılı Nisan-Eylül aylarına ait toplam 1.200.000.000 TL kira kaybı, 50.000.000 TL sayaç bedeli, 250.000.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının abonelikten doğan borcunu ödediği halde sayacın sökülmesi nedeniyle 6 aylık kira kaybı 1.200.000.000 TL, 50.000.000 TL sayaç söküm bedelinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre
davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tahsili isteği ile açılmıştır. Davacı, taşınmaz mülkiyeti kendisine ait mesken elektrik aboneliğinden dolayı borcu olmadığı halde davalı kurumca sayacının söküldüğünü, taşınmazını 6 … kiraya veremediğini, bu nedenle oluşan zararının tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise zarar ile eylem arasında nedensenlik bağının mevcut olmaması nedeniyle davanın reddini savunmuş, mahkemece, 1.250.000.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemenin bu yoldaki kabulü haksız eylemin bir unsuru olan zarar ile eylem arasındaki uygun nedensellik bağı kavramının hukuki niteliği üzerinde durulmasını zorunlu kılmıştır. Haksız eylemin unsurlarından birisi ve en önemlisi de illiyet (nedensenlik) bağıdır. Zararla eylem arasında nedensenlik bağının mevcut olması demek; zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, eylem olmadan zararın meydana gelmeyeceğinin muhakkak olarak görülmesi demektir. Diğer bir deyimle, verilen zararın tazmin borcu doğurabilmesi için zararın, kendisine tazmin mükellefiyeti bağlanan olayın bir sonucu olarak görünmesi, bu ikisi arasında uygun bir neden-sonuç bağı bulunması gerekir. Eylemle zarar arasında böyle bir bağın var olup, olmadığı genel hayat tecrübelerine olayların doğal akışına objektif ihtimale, mantık kurallarına göre belirlenir. Diğer bir deyimle sonuç, niteliği itibariyle eyleme ve olaya uygun olmalı, onun uygun bir sonucu olarak görünmelidir. Eğer sonuç, olayların doğal akımına ve hayat denemelerine göre beklenilmeyecek bir nitelikte ise, mantıki anlamda bir illiyet bulunmasına rağmen eylemi işleyen bu türden anormal, atipik, illete uygun olmayan sonuçtan dolayı sorumlu tutulamaz. O halde, zararın gerçekte başka şekilde meydana geldiği ispat edilirse, illiyet bağının kesilmesi söz konusu olur. Çünkü tazmin borcu, illiyet bağının dışına çıkamaz. Somut olayda , davacı 57303378 no’lu tesis için davalı kurum tarafından bankaya gönderilen tüm faturaların otomatik virman talimatı ile tamamen ve düzenli olarak ödediği, dökümü yapılan cari hesap tablosu ve banka kayıtlarından anlaşıldığı gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir. İdarenin yaptığı hata nedenliyle meskenin elektriğinin kesildiği anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı 3. şahıs ile kira sözleşmesi yaptığı ve kiracısı tarafından davalıya başvuruda bulunarak elektriğin bağlanmasının talep edildiği halde, davalı kurumca abone olmak isteyen kiracısından eski abonenin borçlarının ödenmesinin istendiği ve borç ödenmeden yeni aboneliği yapmayacağını bildirerek eski borcun ödenmesine zorlaması uygulamasının olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Davalı … dava konusu meskene elektrik verilmesinden tekel konumundadır. Devlet veya kamu kurumlarının tekelinde bulunan bazı kamu hizmetleri ve zaruri ihtiyaç maddelerini dağıtan kuruluşlarla, bunları talep eden kişiler arasında sözleşme yapma mecburiyeti vardır. Bu nedenle davalı … enerji dağıtım tekelini elinde bulunduran bir kurum olarak sözleşme yapmak zorundadır. Bu sözleşmeyi yapmak içinde alacaklı olmadığı kişilere mükellefiyet getirecek şekilde eski borçların abone olmayan, yeni kiracıdan istenmesi ve ödenmedende sözleşme yapılmaması sözleşme yapma hürriyetine engel teşkil eder.
Açıklanan yasal düzenlemeler ve maddi olgular karşısında zarar ile eylem arasında uygun nedensellik bağı isbat edilmediğinden mahkemece maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte gösterilen nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.