Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/6394 E. 2007/10901 K. 20.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6394
KARAR NO : 2007/10901
KARAR TARİHİ : 20.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, tarımsal sulama abonesi olduklarını, 2002 yılı buğday ekiminde tarlada yokken davalı idare elemanlarınca … elektrik kullandığı iddiası ile tutanak tutulup, yüksek fatura düzenlendiğini, itirazlarının kabul edilmediğini ve bu miktarı ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, ayrıca mükerrer ödeme istendiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile ödediği bedelin iadesini talep etmişlerdir.
Davalı, tahakkukun doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile 9 186 530 000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari
veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacıların tarımsal sulama abonesi olduğu, mesleki ve ticari amaçla aboneliklerinin bulunduğu yani davacıların yasada belirtilen Tüketici vasfına haiz olmadıkları ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında
re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.Hal böyle olunca genel mahkeme tarafından görülmesi gereken davanın Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.