YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6509
KARAR NO : 2007/13567
KARAR TARİHİ : 16.11.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından yotluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 3.8.2002 tarihli ve 10 yıl süreli devre tatil sözleşmesi imzalandığını, tesislerde bir dönem tatil yaptığını, tesislerin vaadedilen nitelikte olmadığı gibi, sözleşmede belirtilen üyelik sertifikası ve üyelik kartlarının ihtarla istenmesine rağmen gönderilmediğini ve kandırıldığını bildirip sözleşmenin feshine, ödediği 6.000 YTL’nin ve bunun %10’u olan 600 YTL cezanın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının tatil hakkını kullandığını ve uzun süre geçtikten sonra cayma hakkını kullanmasının mümkün olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkamece davanın kısmen kabulü ile ödenen bedelin davalıdan tahsiline, ceza tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Devre tatil sözleşmeleri BK.nun 19/1 maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içerisinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler B.K.nun da düzenlenen sözleşme tiplerinden biri olmadığından atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmelerin devre tatil sözleşmeleriyle ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından(hizmet, kira, vekalet, satış gibi) karma sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. Dosyaya ibraz edilen sözleşmede işyerinde imzalandığı belirtilmekte ise de sözleşmenin başlık kısmında tüketiciye cayma hakkı tanınmış olması ve davalının da cayma belgesinin düzenlenip verildiğini ancak süresinde bu hakkını kullanmadığını bildirdiğinden taraflar arasında kapıdan satış hükümlerinin benimsendiği, yukarıda açıklanan tanıma uygun olarak 3.8.2002 tarihinde sözleşme yapıldığı bu sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olduğu ve kullanım başlangıcının ise 28.8.2002 tarihinden itibaren ve Kırmızı dönem (Haziran-Eylül ayları olduğuve 10 yıl olduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunun 1.maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Şu haliyle tüketici kanununda yer … hükümler buyurucu nitelikte hükümler olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesinin yasanın tanımını yaptığı 8. ve 9. maddelerinde belirlenen kapıdan satış niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kapıdan satışlar işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mütabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olarak tanımlandıktan sonra, aynı yasa maddesinde bu tür satışlarda tüketicinin 7 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbest olduğu vurgulanmıştır. Yasanın 9.maddesinde ise satıcının hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 punto siyah koyu harflerle yazılmış ve içeriği yasada açıklanan cayma belgesini vermeyi satıcıya yükümlülük olarak getirmiştir. Somut olayda satıcının davacıya cayma bildirim belgesini verdiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Burada üzerinde durulması gereken konu bu tür satışlarda yasanın 8/2.maddesinde kararlaştırılan cayma hakkının ne zaman başlayacağıdır. Az yukarıda açıklandığı gibi satışın tecrübe ve muayene koşullu olduğu açık ve belirgin bulunduğuna göre, cayma süresinin malın teslimi ile sözleşmenin aynı tarihte yapılması durumunda sözleşmenin düzenlendiği tarihten, malın tüketiciye teslimi sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra ise, malın teslim tarihinden, mesafeli satışlar da malın tüketiciye ulaştığı tarihten, hizmet edimlerinde ise hizmet ediminin tüketiciye ifa edildiği anda işlemeye başlayacağının kabulü gerekir. B.K.nun 219-221. maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım alıcının malı tecrübe ve malı muayene edip tasvip etmesi irade şartına bağlı olarak yapılan satım olarak tanımlanmıştır. 4077 sayılı kanunun 8.maddesinde düzenlenen satışlar ise B.K.nun anlamında tecrübe ve muayene şartıyla satışlardan olup burada sözleşmeden dönme hiçbir objektif koşula bağlanmamış, tamamen tüketicinin iradesine bırakılmıştır. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasındaki sürede sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz. Taraflar arasında devre tatil satış sözleşmesi imzalanmakla birlikte, davacı tüketici tatil hakkını 11.6.2004-19.6.2004 tarihleri arasında kullanmış olup, davacının cayma süresi bu tarihten itibaren başlar. Davacı da 19.6.2004 tarihinde başlayan cayma hakkını süresinde kullanmamış ve 26.4.2005 tarihinde davalıya ihtarname göndermiştir. Bu durumda sözleşmenin davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerekmektedir. Öyle olunca davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 16.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.