YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6622
KARAR NO : 2007/9918
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı … ve vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile aralarında 21.6.2000 gününde sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince davalının vekilliğini üstlendiğini, davalı vekili olarak üçüncü şahıslara 10164 adet icra takibi başlatıp, itirazın iptali ve icra ceza mahkemelerinde davalar açtığını, bu dosyalardan 2807 adedini infazla sonçlandırdığını, davalının 14.5.2003 ve 28.7.2003 tarihinde gönderdiği yazılarıyla akti fesh ettiğini bildirdiğini, bu feshin azil niteliğinde olduğunu, davalının infaz edilen dosyalar ile diğer takibi devam eden dosyalar ve bu dosyaların tamamı için karşı tarafa yüklenecek ücretler yönünden ödemesi gereken ücretleri ödemediğini ileri sürerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yaparak şimdilik 50.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki sözlemenin 3.maddesi hükmünce süreli olan sözleşmenin yenilenmediğinin davacıya bildirdiğini, hakettiği ücretlerin davacıya ödendiğini, dosyaların gerektiği gibi takip edilmediğini, yeniden sözleşme yapma hakkını kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle davanın
kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen 21.6.2000 tarihli “vekalet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 3. maddesinin 1. fıkrasında sözleşmenin süresi bir yıl olduğu, taraflar sözleşme bitiminden bir … önce yazılı olarak fesih ihbarında bulunmadığı takdirde aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı, 3. maddenin 2. fıkrasında taraflarca her zaman yazılı ihbar tarihinden itibaren bir … sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin fesih edilebileceği, 3. maddenin son fıkrasında sözleşmenin feshi halinde ücretin 4. maddeye göre belirleneceği kararlaştırılmıştır. Ücretin belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinin 1. fıkrasında, yapılacak takiplerde ve bu takiplere bağlı olarak açılan davalarda, karşı taraftan tahsili gereken avukatlık ücretinin avukata ait olacağı, bu ücretin asıl alacağın tüm fer’ileriyle tamamen tahsili halinde ödeneceği, 4. maddenin 2. fıkrasında, borçlu adresinin tespit edilememesi ve icra merciinin adres tesbiti yapılamadığına ilişkin yazısı ile birlikte dosyanın iadesi halinde, avukatın takibe konu meblağın %1’nin ücret olarak ödeneceği, 4. maddesinin 3. fıkrasında, kısmi tahsilat halinde ve borçlu adresi tespit edilemeyen ve bakiye alacağın tahsili mümkün olmayan hallerde yapılan tahsilat miktarına isabet eden oranda ve ayrıca tahsilatı mümkün olmayan kısım üzerinden %1 oranında, 4. maddenin 4 ve 5. fıkralarında, alacağın hiç tahsili kabil olmadığı takdirde %1 oranında, avukatın icra takibinden önce tahsilatı sağlaması halinde icra vekalet ücretine tekabül eden miktarda, 4. maddenin 6. fıkrasında, alacağın tahsilinin yapıldığı süreye göre avukata %2 oranında prim ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Yine dosyada bulunan, davalı tarafından davacıya gönderilen 14.5.2003 tarihli ihtarla, 21.6.2003 tarihinde bitecek olan sözleşmenin yenilenmeyeceği ve fesih edileceği bildirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine
göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 3. maddesi ile sözleşme süresinin bitiminden bir … önce veya her zaman bir … sonra hüküm ifade etmek üzere, tarafların yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre,davalının sözleşme bitim tarihinden önce, 14.5.2003 tarihinde gönderdiği ihtarla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 164. maddesi anlamında haksız azilin sonuçlarını doğuran bir fesih değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 164. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Öyle olunca davacı, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, sözleşmenin 3. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, yine sözleşmenin 4. maddesi gereğince ücret istemeye hakkı vardır. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyaları ile, tahsilat yapılması mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı davacının sözleşmenin 4. maddesine göre ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir. Sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı da davacının sarf ettiği emek ve mesaisi nazara alınarak, sözleşmenin 4. maddesine göre isteyebileceği ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmak üzere hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak, uygun bir miktarı ücret olarak isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının talep edebileceği alacağı bilirkişilerden ek rapor alınarak belirlenip, bu miktara ve temerrüt tarihinden yasal faize hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle eksik bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.