YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6800
KARAR NO : 2007/11527
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 12.7.2006 tarihli adi yazılı sözleşme ile davalıdan 24.500,00 YTL bedelle bir daire satın aldığını, satış bedelini ödediğini, ancak binanın imara aykırı, … yapı olduğunun tespit edildiğini, tapunun da devredilmediğini ileri sürerek ödediği miktarın tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının durumu bilerek daireyi satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, harici sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
2007/6800-11527
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı kısmının 1 nolu bendinin 3.satırında yazılı “%40 icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine” sözlerinin karardan çıkartılmasına, yerine, “takibe konu asıl alacak miktarı olan 24.500,00 YTL üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin karara yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 994.81 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, 4.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.