Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/6968 E. 2007/11282 K. 01.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6968
KARAR NO : 2007/11282
KARAR TARİHİ : 01.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmer reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ve avukat … … … ile davacı vekili avukat … ve avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların taşınmazında 15.11.2000 tarihli, 5 yıl süreli sözleşme ile aylık 62.500 dolar kira ile kiracı olduğunu, 2001 yılı Şubat ayında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kira bedelinin çok yükseldiğini, sözleşme başındaki dengenin aleyhlerine bozulduğunu bildirip, aylık kiranın 42.602.062.500 lira olarak uyarlanmasını istemiştir.
Davalılar, uyarlama şartlarının gerçekleşmediğini savunup davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar dairemizin 19.9.2000 tarih, 8399-9257 sayılı ilamı ile uyarlama şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması için bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen karar davacı temyizi üzerine uyulan bozma ilamında açıklanan doğrultuda araştırma inceleme yapılmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Yine mahkemece bozmaya uyularak, bozmada belirlenen doğrultuda yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile aylık kiranın 55.000 dolar olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava 15.11.2000 tarihlinde düzenlenen 5 yıl süreli kira sözleşmesindeki aylık 62.500 dolar kiranın, 2001 şubat krizi sonucu dolardaki artış nedeniyle Türk Lirası olarak çok aşırı yükseldiği iddiasıyla, kiranın uyarlanması talebiyle açılmıştır. Türk sözleşme hukukunda sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesi kabul edilmiştir. Buna göre karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde, taraflardan birisi için şartlar ağırlaşmış, edimler arasındaki denge sonradan değişmiş olsa dahi aleyhine denge bozulmuş olan taraf sözleşmedeki edimlerini aynen ifa ile yükümlüdür. Genel kural bu ise de, bu kural yine, sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasındaki mevcut dengi, sonradan gelişen olaylar nedeniyle olağanüstü değişmiş ve taraflardan birinin aleyhine katlanılamayacak derecede aşırı ölçüde bozulmuş ise, artık sözleşmeye bağlılık ilkesine bağlanmak adaletsizliğe yol açar ve hakkaniyet ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Bu halde ortaya çıkan bu zıtlık ve çelişki sözleşmenin değişen şartlara uydurulması yani uyarlama ile giderilmelidir.
Uzun yıllardır yaşadığımız enflasyon, devalüasyon gibi nedenlerle fiyat artışları, Türk parasını yabancı paralar karşısındaki değerinin düşmesi nedeniyle, taşınmaz sahiplerini kiranın düşük kalmasını önlemek amacı ile taşınmazlarını dövizle kiraya vermeye, yani kira bedelinin dövizle belirlenmesine yönlendirmiştir. Bu da zamanla ve bilhassa ekonomik krizler sonucunda huzursuzluklara yol açmıştır. Döviz üzerinden yapılan sözleşmelerde, sonradan dövizle yapılan belirlemenin uyarlanabilmesi için dövizle meydana gelen artışın önceden öngörülebilmemesi, meydana gelen artış nedeniyle kiranın çekilmez hal alması gerekir. Ülkemizdeki uzun yıllar yaşanan ekonomik kriz nedeniyle dövizde ve bilhassa sözleşmenin düzenlendiği 2000 yılı kasım ayında ortaya çıkan belirtiler nedeniyle dövizin yükseleceğinin öngörülemeyeceğini söylemek ve kabul etmek mümkün değildir. Sözleşme düzenlenirken davacı taraf öngürülü davranmamıştır. Öte taraftan mahkemenin yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen ve hükme esas alınan miktara göre de, kiradan %12 oranında indirimle yapılan uyarlama kiranın davacı açısından çekilmez hal aldığını ve işlem temelinin çöktüğünü de göstermediği gibi, zaman içinde dövizdeki Türk Lirası karşısındaki gerileme ve düşmede nazara alındığında uyarlama şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davanın bu nedenlerle reddi gerektiği halde aksi görüşlerle yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece davanın kabul edilen kısmı aylık kiradan uyarlama nedeniyle indirilen 7.500 dolardır. Harcı bu miktar üzerinden hesaplanması gerekirken, aslında red edilen kısım üzerinden hesaplama yapılarak, fazla miktarda davalılar aleyhine harca hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereği davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentler gereği kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 1.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.