Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7039 E. 2007/10898 K. 20.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7039
KARAR NO : 2007/10898
KARAR TARİHİ : 20.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar … ve … hakındaki davanın husumet yokluğundan reddine diğer davalı yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, ustabaşı olarak emekli olduğu yerde kıdem tazminatına karşılık olarak elektro statik toz boya fırını , konvenyor hattı, iki forklift, masa, sandalye, boya eleği bir kısım tamir takım malzemeleri ,fırın brülörü verildiğini, 253 kg saç aldığını, davalılarla ortaklık için anlaşıldığını, kendisinin davalıların işyerine tesisi kurduğunu, emek sarf edip çalışır hale getirdiğini,ancak davalıların ortaklıktan vazgeçip kendisine gelirden pay vermeyi teklif ettiklerini bunu kabul etmeyince tesisin kilidini değiştirip kendisini içeriye sokmadıklarını, mahkemece malzemelerin değerinin 27 000 000 000 TL olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek öncelikle malların aynen teslimi , olmazsa fazlasını saklı tutarak 27 000 000 000 TL nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, … ve Bülent’in davacı ile yazılı veya sözlü bir anlaşmasının olmadığını, davacı ile şirket arasında ortaklık değil gelirden pay alma şeklinde anlaşma olduğunu ancak aralarında uyuşmazlık çıktığını, davacının toz 2007/7039-10898
boya fırını ile bir takım malzemeyi getirdiğini, bunları kendi rızası ile bıraktığını, davacının eski şirketi tarafından düzenlenen faturaya göre değerinin 2 000 000 000 TL olduğunu, tespit edilen malzemelerin tümünün davacıya ait olmadığını, ayrıca makinenın mütemmim cüzü haline geldiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de davacının ustabaşı olarak çalışacağı inancı ile büyük harcamalar yaptıklarını ve çok zararlarının olduğunu bildirerek 10 000 000 000TL nin davacıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, malzemelerin aynen alınarak davalıya verilmesine, olmadığı taktirde 27.000,00 YTL nin davalılardan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, tarafların temyizi sonucu hüküm Dairemizce şirket dışındakilerin şahsen sorumluluğu ispatlanamadığından husumetten reddinin gerektiği, tespit raporuna itiraz edilmiş olduğundan yeniden tarafların kendilerine ait malzemelerin tespit edilmesine ve yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre hesaplanması gereğine değinilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Bülent ve … için husumet yokluğundan davanın reddine, 2.070,00 YTL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline, 1.500,00 YTL yediemin ücretinin taktirine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılar tarafından, dava konusu fırın ile malzemenin davacının çalıştığı eski şirketten ayrılırken kıdem tazminatına karşılık verildiği ve bir kısım ilaveler de yaparak kendilerine ait işyerine kurulduğu dolayısı ile fırının tamamının davacıya ait olduğu kabul edilmektedir. Her ne kadar yapılan son keşif sırasında fırının hurda haline geldiği belirlenmiş ise de dava tarihi itibarı 6.1.2003 tarihli tespitteki ve 10.7.2003 tarihli keşifteki durumu nazara alınarak fırın ve malzemenin değeri belirlenip, belirlenecek miktarın tahsiline karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı bozma nedenidir.
3-Mahkemece verilen ve dairemizce bozulan ilk kararda yedieminlik ücretine hükmedilmediği gibi, taraflar arasında böyle bir ücretin ödeneceğine dair bir kararlaştırma ve davalı tarafın bu konuda açılmış bir davası olmadığı halde ve bozulan ilk kararda davacı lehine oluşan müktesep hak da nazara alınarak yedieminlik ücreti hakkında bir hüküm kurulmaması gerekirken mahkemece yazılı şekilde ücret taktiri de usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
4-Davalılar … ve … hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca bu davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.2.3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA; 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, gününde oybirliğiyle karar verildi.