Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7162 E. 2007/11709 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7162
KARAR NO : 2007/11709
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısemen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, tapuda davalı eşi adına kayıtlı olan kaba inşaat halindeki dairenin, ailesinin yardımları ile tamamlandığını, davalı eşi ile boşanma davalarının devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000.000.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2544 YTL’nin ödetilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı eşi ile evlendikleri sırada kaba inşaat halinde bulunan dairenin ailesinin yardımları ile tamamlandığını belirterek, davalı adına tapuda kayıtlı olan daireye yapmış olduğu katkı payının ödetilmesini talep etmiş olup, tarafların 30.5.2002 tarihinde evlendikleri, 29.5.2006 tarihinde boşanma kararının kesinleştiği, davanın ise 22.10.2004 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 4787 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylarda bu Yasanın uygulanacağı açıktır. Nitekim yeni M.K.nun 227. maddesinde “…tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır…” hükmü bulunmakta olup, uyuşmazlığın evliliğin tasfiyesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekli olduğundan davaya bakmaya da aile mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili 2007/7162-11709
düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararıyla aile mahkemesi sıfatıyla bakılıp karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.