YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7227
KARAR NO : 2007/12494
KARAR TARİHİ : 25.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı derneğin yaptırdığı caminin altında bulunan işyerlerinden bir tanesini davalı dernekten kiraladığını, davalı dernek ile dava dışı Vakıflar İdaresi arasında görülen dava sonucu taşınmazın mülkiyetinin Vakıflar İdaresine ait olduğunun belirlendiğini, davalı derneğe kira bedeli ödemesine rağmen Vakıflar İdaresinin de geçmişe yönelik olarak kendisinden kira bedeli istediğini, oysaki kendisinin bu kira bedelini davalı derneğe ödediğini ileri sürerek davalıya ödediği kira bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı derneğe 6.265,28 YTL. Ödediği kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak 6.094 YTL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının aralarındaki kira akdine istinaden davalıya ödediği kira bedelini, dava dışı Vakıflar İdaresinin 11.08.2005 tarihli yazıyla mülkiyet hakkı ve kira sözleşmesine dayanarak davacıdan istediği sabit olmakla
birlikte, davacının istenilen bu bedeli Vakıflar İdaresine ödediğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davacı henüz Vakıflar idaresine bir ödemede bulunmamış ise davalıdan böyle bir talepte bulunma hakkına da sahip değildir. Mahkemece öncelikle, davacının dava dışı Vakıflar idaresine ödemede bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ödeme yapılmadığının anlaşılması halinde henüz dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmeli, tersi durumda ise davacının Vakıflar İdaresine ödediği bedelden davalının sorumlu olduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.