YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7315
KARAR NO : 2007/11901
KARAR TARİHİ : 10.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ihtilaflı olup yargılaması devam eden ve dava sonucu tapunun iptali halinde her türlü zararını karşılamayı taahhüt ettiği dairesini satın aldığını, ancak dava sonucu daire tapusunun iptal edildiğini, dairenin elinden alınmaması için tapu iptal davası davacılarına 18.000.000.000 lira ödeyerek sulh olduğunu, davalının bu miktarı ödemediğinden hakkında yaptığı icra takibine de itiraz ettiğini bildirip, itirazın iptali ile inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazın ihtilaflı olduğunu bilerek aldığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, dava dışı yükleniciden satın aldığı dairenin tapusunun iptali için, arsa sahiplerinin Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptal ve tescil davasının 17.6.1999 tarihinde reddedildiği, 20.10.2002 tarihinde davalının bu daireyi davacıya 36.000.000.000 liraya satıp tapuda da devir ettiği, “satış taahhüdü” başlıklı belge ile de dava sonucu oluşacak her türlü zararı karşılamayı üstlendiği arsa sahiplerinin temyiz ettikleri tapu iptal ve tescil davasının reddine dair kararın, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24.3.2003 tarih ve 620/1471 sayılı ilamı ile yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, yaptığı temliklerin geçerli olmadığından davanın kabulü ile dairenin tapusunun iptali gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak 2003/1489 esas nosunu … davacıya yeni malik olarak davacıda dahili dava edilip,
davanın kabulü ile dairenin tapusunun iptaline 26.1.2005 tarihinde karar verildiği, davacı gelişen bu durum karşısında tapu iptal ve tescil davasının davacılar ile 1.2.2005 tarihinde protokol başlıklı belge ile 18.000.000.000 lira ödemeyi kabul ederek, hakkındaki tapu iptal ve tescil davasından mahkemesine verilen 209.2005 tarihli dilekçe ile feragat etmelerini sağladığı anlaşılmış olup davacı, dairenin tapusunun iptalini önlemek için ödemek zorunda kaldığı 18.000.000.000 liranın davalıdan tahsili talebiyle yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali talebiyle bu davayı açmıştır.
Davanın yasal dayanağı BK. 189 ve devamı maddelerin de düzenlenen zapta karşı tekeffüldür. Davacı daireyi satın alırken ihtilaflı ve hakkında tapu iptal ve tescil davasının devam etmekte olduğunu bilmekte ise de, davalı davacıya verdiği ve inkar etmediği, tarihsiz “satış taahhüdü” başlıklı belge ile dava sonucu doğacak her türlü zarar ziyanı karşılayacağını kabul etmiştir. Öyle olunca davalı satıcı olarak BK. 189/2 maddesi hükmüne göre zabta karşı tekeffülde bulunmuştur. Davalı bu taahhüdü nedeni ile davacıya karşı dairenin zaptından sorumludur. Davalının da davalı olarak taraf olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddine dair mahkeme kararının, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile bozulması, mahalli mahkemece bozmaya uyularak davacı alıcı da davaya dahil edildikten sonra, davanın kabulü ile dairenin tapusunun iptaline karar verildiğine göre, davacının bu kararı temyiz etmeksizin anlaşıp, davacıların davadan vazgeçmelerini sağlaması doğrudur. Davacı alıcı, gerçekleşen zaptı ve dairenin tapusunun iptalini önlemek için yaptığı ve ihtilafsız olan 18.000.000.000 lirayı satıcı olan davalıdan istemekte haklıdır. Açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.