Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7335 E. 2007/12368 K. 24.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7335
KARAR NO : 2007/12368
KARAR TARİHİ : 24.10.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … kullandığı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine davalının müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kat ihtarına rağmen, kredinin taksitlerini ödemediğinden aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmada davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kısmen itirazın iptaline, takip tarihinden % 36.66 temerrüt faizi uygulanmasına, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10.maddesinin 3.fıkrasının cümlesi “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.” hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte bir hükümdür. Bu hükümle yasa koyucu alacaklının asıl borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını amaçlamıştır. Alacaklı asıl borçluya başvurup, alacağını tahsil edemediği takdirde kefile başvurup alacağının tahsilini isteyebilecektir. Somut olayımızda davalı sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. Davacı banka asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ve
2007/7335-12368
asıl borçlunun kefili olan davalı hakkında ilamsız icra takibi yapmış, itiraz üzerinede itirazın iptali talebiyle bu davayı açmıştır. Halbuki davacının davalı kefilden henüz alacağını talep etme hakkı doğmamıştır. Mahkemece, açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 24.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.