Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7374 E. 2007/11492 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7374
KARAR NO : 2007/11492
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki taşıt bedeli olmadığından tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … Kart gelmiş davalılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sahibi olduğu …-200 marka aracın satımı için galerici olarak tanıtılan davalı … ile anlaşıp aracın satışı için 21.2.2006 tarihinde vekaletname verdiğini , sonrasında davalının galerici olmadığını öğrendiğini ve 23.2.2006 tarihinde azlettiğini, ancak davlının 21.2.2006 tarihinde aracı boşandığı eşi olan diğer davalıya sattığını, onun da önce 3. şahsa satıp sonra ondan geri aldığını, satımın muvazaalı olduğunu ileri sürerek satışın iptali aracın adına tescilini, olmadığı taktirde satım tarihindeki piyasa değeri 16.500,00 YTL nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,… diğer davalı ile 2000 tarihinde boşandıklarını, ancak anlaşma gereği kendisine ödemesi gereken bedeli ödemediğini, yerine arabayı teklif ettiğini, kendisinin bunu kabul ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş , diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, satışın ve vekalet akdinin geçerli olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, aracının satımı için davalı …’a 21.2.2006 tarihli vekaletname ile satış yetkisi verdiğini, davalıların …
ve el birliği içinde olduğunu, arabasının aynı gün davalı … tarafından davalının eski eşi olan davalı …’a muvazaalı olarak satışının yapıldığını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Tarafların beyanları, trafik kaydı ve tüm dosya içeriğinden, davacının davalı …’a 21.2.2006 tarihinde aracının satımı için vekaletname verdiği, 23.2.2006 tarihinde azletmiş ise de, aracın 21.2.2006 tarihinde diğer davalıya devrinin yapıldığı, davalı …’ın da aracı 1.3.2006 tarihinde dava dışı 3. şahsa sattığı ve 30.3.2006 tarihinde ise geri aldığı sabittir. Davalı …, davalı … tarafından kendisine yapılan noter satış belgesinin aksine, aracın satımı için bedel ödemediğini, davalının boşanma nedeniyle 2000 yılından bu yana ödemesi gereken para karşılığı devrin yapıldığını bildirmektedir. Davalı … ile Müşterek çocukları bulunan davalı …’ın, 2000 yılından bu yana ödemediği nafaka bedeli için aleyhine yapılmış bir icra takibi dahi olmaksızın, aracı bedelsiz olarak vekaletnameyi alır almaz eski eşi olan diğer davalı …’a devretmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup, araç bedeli de davalının ödemediği ileri sürülen nafaka bedelinin çok üstündedir. Üstelik davalı … tarafından, anlaşma gereği diğer davalının kendisine ödemesi gereken ilamdan ayrı bir bedelin varlığı da ispatlanmış değildir. Hal böyle olunca davalılar arasındaki satışın … ve elbirliği içinde yapıldığının kabulü ile ,davacının aracın satış tarihindeki rayiç değerini talep etme hakkının bulunduğunun kabulü zorunludur. Ayrıca , her ne kadar davacının elinde vadesinde ödenmediğini bildirdiği bono var ise de , davacının bu alacağını ilama bağlatmasında da hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece az yukarıda açıklandığı üzere aracın satış tarihindeki rayiç değerinin tespit ettirilerek, tahsilde tekerrür olmayacak şeklide tahsiline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.