Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7406 E. 2007/9933 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7406
KARAR NO : 2007/9933
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacı, davalının dava dışı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinin de sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, bu kefaleti nedeniyle bankaya 1.747.,00 YTL ödediğini, ödediği paranın tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlattığını, itiraza uğrayan takibe karşı itirazın iptali davası açtığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararı icraya koyup, alacağını tahsil ettiğini, bu arada davalının mahkeme kararını temyiz ettiğini ve Yargıtayca bozulduğunu neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, icra dosyasına paranın tekraren iadesi istendiğini ileri sürerek icra müdürlüğünce iadesi istenen paranın ödenmemesi yönünde tedbir konulmasına ve davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemişitr.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere
2007/7406-9933
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: (1) no’lu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA,(2) no’lu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 10.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.