Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7575 E. 2007/12690 K. 01.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7575
KARAR NO : 2007/12690
KARAR TARİHİ : 01.11.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … A.Ş. ile 1.9.1995 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmeleri gereğince 31.12.2020 tarihine kadar devre tatil hakkını D-62 nolu dairede 26 ve 27.haftalarda,D-63 nolu dairede 28 ve 29.haftalarda kullanmak üzere 11.578 DM ve 11686 DM ödeyerek satın aldığını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandığını,tesisin işletmesinin 2000 yılında diğer davalı Voyage AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini,bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde,8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını,önceki üst hakkı sahibi olan … AŞ.’nin … AŞ ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini,kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak kira sözleşmesinin süresinin bitmesi,devre tatil sözleşmesinin tarafı olmamasını gerekçe göstererek 2004 yılından itibaren tatil hakkını kullandırtmadığını bildirerek öncelikle devre tatil haklarının sözleşmede yazılı koşullarla süresi sonuna kadar devam ettiğinin tesbiti ile kullandırılmayan 2004 yılı tatil bedelinin ve uğradığı haksızlık nedeniyle manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini,bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile kalan yıllar itibarıyla emsal tesislerde aynı koşullarda devre tatil hakkının karşılığının tesbit edilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Bilahare davacı 11.2.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile 2004 yılı tatil bedeli olarak 8152 YTL ile kalan yılların tatil bedeli olarak 58.852 YTL nin 5000 YTL manevi tazminatın reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini,bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin sorumluluğu kalmadığını,kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş,diğer davalı Voyage AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını,daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını,üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında düzenlenen 1.9.1995 tarihli devre tatil sözleşmesinin feshine, davacının yararlanamadığı 2004 yılı devre tatil bedeli olan 8.152 YTL ile dava tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar devre tatil bedeli olan 58.852 YTL ile birlikte 67.004 YTL nin dava tarihinden itibaren değişen reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmak üzere yıllık bakım ücretinin davalılarca kabul edilmediğini, ihtarına da cevap verilmediğini belirterek, sözleşmenin feshi ile haksız fesih nedeniyle tatil hakkı kullandırılmayan sözleşmenin kalan süresi için maddi tazminat ve manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece sözleşmenin feshi nedeni ile davacının ileriye yönelik kullanamayacağı yıllar için uzman bilirkişice devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde, sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın gerektireceği masraflar hesap edilerek bulunan iskontolu hesap yöntemine göre belirlenen miktarın ödetilmesine karar verilmiş ise de davacının devre tatil sözleşmesini yaptığı 1.9.1995 tarihinde,iki adet devre tatil bedelini 11.578.412 DM ve 11.686 DM olarak ödediği taraflar arasında tartışmasızdır. İadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi menfaatler dengesine uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki miktar iade borçlusu yedinde haksız miktar olarak kalacak, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirmekten kaçınmalarına neden olacaktır. Bunun aksi bir durumu ise, iade alacaklısının haksız zenginleşmesine neden olacaktır. Ancak somut olayda taraflar sözleşmeyi yaparken döviz üzerinde yaptıklarına göre dövizin TL karşısındaki değer kazanmasının taraflarca bilindiği ve ilerideki bir fesih durumunda tarafların paranın enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedeflediklerini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca mahkemece fesih tarihinden itibaren davacının devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tespit edilmesi, davacının ödediği tüm bedelin ileriye yönelik kullanılmayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranının belirlenerek kalan yıllar için bu bedelin ne kadar olduğunun hesaplanması ile belirlenecek döviz cinsinden bedelin talebin TL olduğu dikkate alınarak dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince temyiz eden davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde 905.00 YTL. davalı … A.Ş.ye, 905.00 YTL. … A.Ş.ne iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.