YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7744
KARAR NO : 2007/12520
KARAR TARİHİ : 30.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, davalılardan Lemanın yüklenici, diğer davalının da onu hem eşi,hemde vekili olduğunu,Leman’ın vekili aracılığı ile hissesine düşen 7 numaralı daireyi kendisine sattığını,sonra da aynı daireyi üçüncü şahsa sattığını,ödenen 20 000 YTL nın ve 20 000 YTL ceza şartının tahsiline,bu paraların zararını karşılamayacağından şimdilik 1000 YTL tazminatın ve 3 000 YTl manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişler, davalılardan … bu dava ile birleşen davasında da … bu satış sözleşmesi nedeniyle kendisinden zorla 22 000 YTL bedelli senet alındığını ileri sürerek,senedin iptaline ,borçsuzluğun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden ödenen 20 000 YTL üzerinden davanın kabulüne, diğer taleplerin reddine,birleşen davanın da reddine karar verilmiş;hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet;
2007/7744-12520
bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı) ile davalı(satıcı) arasında konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve birleşen davanın da bu satış nedeniyle verilen senedin iptaline ilişkin olduğu ve böylece taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacılarca temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 270 YTL. peşin harcın istek halinde Leman onğur-… Onğur’a 13.10 YTL.nın …’e iadesine, 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.