Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7774 E. 2007/12531 K. 30.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7774
KARAR NO : 2007/12531
KARAR TARİHİ : 30.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 1660 parsel sayılı 7765 metrekare mandalina bahçesinde bulunan 220 adet ağacın toplanmaya hazır meyvelerini davalı şirkete 16.11.2005 tarihli sözleşme ile kilogramı 70 Ykr’dan sattığını, çıkacak ürüne göre bedelinin iki taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının bahçeye girip ürünü kısmen topladığını ve eksik ödeme yaptığını, toplanmayan meyvelerin zarar gördüğü gibi bir sonraki yıl ürününe de zarar verdiğini, İlçe Tarım Müdürlüğüne başvurarak zararını tesbit ettirdiğini iddia ederek 14.748,00YTL zararının faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının ihracata elverişli ürün satmayı taahhüt ettiğini, davacının bahçesinde iki kez girerek ürünü topladıklarını ve toplam 4051 kg ürün aldıklarını ve bunun da bedelini ödediklerini, kalan ürünü davacının değerlendirmekte serbest olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 349,00 YTL’nın 28.12.2005 tarihinden reeskont faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile imzalanan tarımsal ürün sözleşmesine dayanarak alacak ve tazminat talep etmiştir. Davacı ile davalı arasında imzalanan 16.11.2005 tarihli sözleşme gereğince; davacı bahçesindeki 220 ağaçtan çıkabilecek tahmini 10 ton ihracata elverişli mandalinayı, kilogramı 70 Ykr den davalı almayı kabul etmiş, bu sözleşmede fire miktarı 500 kg olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin ödeme planına ilişkin 4. maddesinde bedelin 05.12.2005 ve 28.12.2005
tarihlerinde iki taksitle ödeneceği öngörülmüştür. Davacı tarafından ilçe tarım müdürlüğüne yaptırılan tespit sonucu alınan 26.12.2005 tarihli raporda; ağaç başına ortalama verimin 110 kg olduğu ve her bir ağaçta ortalama 10 kg ürün kaldığı bildirilmiş, dinlenen davacı tanıkları da bahçeden 20 ila 25 ton arası ürün çıktığını beyan etmişlerdir. Davalı sözleşme ile bahçede yetişmiş, toplanmaya hazır olan meyveyi satın almıştır. Ayrıca davalının ticari ünvanından da anlaşıldığı üzere bu … ile iştigal eden basiretli bir tacir olarak bahçedeki ürünün tesbit raporuna ve tanık beyanlarına göre ortalama veriminin yaklaşık yarısını ve fire miktarını da açıkca belirterek sözleşmeyi imzaladığına göre, artık sözleşmede kararlaştırılan net ürün miktarının bedelini ödemelidir. Topladığı ya da ağaçta kalan almayı taahhüt ettiği 9500 kg meyvenin ihracata uygun olmadığını savunamaz. Davacı da sözleşmede kararlaştırılan bu miktar dışındakilerin bedelini isteyemez. Kaldı ki topladığı meyvelerden ihracata uygun olmayanları davacıya iade ettiğine veya davacının yetişmiş ve kendilerine satılan ürünü başka şekilde değerlendirdiğine dair bir savunması da yoktur. Davalının son toplamadan sonra ağaçta kalan meyveler dışındakileri aldığı kabul edilmelidir. Bu durumda davalı 10 ton ürün bedelinden 500 kg fire bedeli düşülerek 9500 kg ürün bedelini davacıya ödemelidir. Ne var ki davalının ürünü toplamakta gecikmesi nedeniyle davacı geriye kalan ürünü değerlendirerek zararının artmasını engellemek durumundadır. BK. 98 maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, zarara uğrayan zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlarla zararı meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödenyenin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Hükmü gereğince davacının kalan ürünü değerlendirip değerlendirmediği, değerlendiremedi ise bunda kusuru olup olmadığı yani müteraffik kusuru araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINApeşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.