Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7858 E. 2007/14137 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7858
KARAR NO : 2007/14137
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan sözleşme gereğince maden sahasının kurulup işletilmesinin üstlenildiğini ancak davalının sözleşme gereğince ödemelerin yapılmadığını ileri sürerek, 37.120 YTL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, ticaret mahkemesinin görevli olduğunu bildirmiş, esas yönünden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ticari dava olması nedeni ile görev yönünden davanın reddine , davacının ticaret mahkemesi sıfatıyla Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yeni bir dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ise de, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, mahkemece davanın ticari … sayıldığı gerekçesiyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek … bölümü yönünden görevine girmediğine karar verilmiş olmakla mahkemenin vermiş olduğu karar niteliği itibariyle görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı niteliğindedir. Ancak Kırıkhan’da ayrı bir Ticaret mahkemesi bulunmadığından ara kararıyladavaya Ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilip işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya ayrıkı olup bozmayı gerektirir.
Yine 24.04.1967 tarih ve 12/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda ve gönderme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/son maddesi hükmünde, gönderme kararları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği öngörüldüğü halde, mahkemece, davacı aleyhine vekalet ücretine de hükmedilmiştir. Az önce belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, “TTK.nun 5/3 ncü madde hükmü karşısında, gönderme kararlarının verildikleri anda kesin olup, yalnız başına temyiz edilemeyeceği ve ancak esas hükümle birlikte temyiz olunabileceği, bu kararın niteliğine tamamen yabancı olan ve onunla bağdaşması mümkün olmayan nihai bir hükmün bu karar ile birlikte yanılgı sonucu verilmesi halinde, gönderme kararının nihai hükme ilişkin bu bölümünün yalnız başına temyizinin mümkün olduğu” öngörülmüştür. Bu itibarla, gönderme kararında, mahkemece vekalet ücretine de hükmedilmesi nedeniyle, gönderme kararının temyizi kabildir. Öyle olunca karar da davacı aleyhine vekalet ücretine de hükmedilmiş olması nedeniyle, hükmün davacı yararına bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.