YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7867
KARAR NO : 2007/12721
KARAR TARİHİ : 01.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyet tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait tapulu taşınmazı davalılardan …’a sattığını, satış anında üzerinde ekili olan buğday ürününün eken kişi olarak kendisine ait olduğunun kararlaştırıldığını, diğer davalının da üründe hak iddia ettiğini, ileri sürerek emanete alınan 103,160 kğ buğdayın mülkiyetinin tarafına ait olduğunun tespiti ve teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişler, davalılardan … açmış olduğu karşı davada ürünün satım ile birlikte kendisine ait olduğunu belirterek adına tespit ve teslimini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tapuda adına kayıtlı taşınmazı 3.5.2006 tarihinde davalı …’a sattığını üzerinde ekili bulunan buğday ürününün kendisi tarafından ekilip, yetiştirildiğini ve kendisine ait olacağının kararlaştırıldığını, hasat zamanında davalıların üründe hak iddia ettiğini belirterek bu davayı açmıştır. Dava konusu taşınmaz satıldığı tarihten itibaren tüm hasar ve nefi borçlar kanunu hükümlerine göre alıcı davalıya geçmiştir. Bu genel kuralın aksine, davacı tarafın iddia ettiği şekilde bir anlaşma varsa, HUMK.nun 288 . maddesi hükmü gereğince yazılı belge ile ispat edilmesi gerekir. Olayda miktar itibariyle ve davalının açık muafakatı olmadığından tanık dinlenemez ve tanık beyanları ile karar verilemez. Davalılardan Ethem ile davacı ana-oğul ise de satış yapan ve önceki malik olan davacı ile alıcı diğer davalı arasında akrabalık bulunmaması ve davalı …’in üstün bir hakkı olduğunu ispat edememesi nedeniyle tanık dinleyerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Davacı tarafından mahsulün satıştan sonra kendisi tarafından alınacağına dair, davalı … ile aralarında anlaşma olduğunu yazılı belge ile kanıtlıyamamış ise de, davacı dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacıya, mahsulün satıştan sonra kendisinin alacağı konusunda davalı ile anlaştıkları iddiası hakkında davalı …’a yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.