Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7884 E. 2007/13678 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7884
KARAR NO : 2007/13678
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2004 yılı için imzalanan 4042 no’lu şeker pancarı üretim sözleşmesi gereğince 125.000 Kg A kotası şeker pancarı üretmeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak ödemesi gereken söküm avansını ödememesi nedeniyle üretmiş olduğu pancarın 65.397 kg’lık kısmını kendi imkanları ile sökerek teslim ettiğini, kalan 59.603 kg’lık kısmını ise söküm işlemini gerçekleştiremediğinden teslim edemediğini, bu miktar pancarın kış mevsiminin gelmesi ile kar altında kalarak ziyan olduğunu, davalının avans borcunu yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ödenmeyen 125.000 kg şeker pancarı söküm avansı ile sökümü yapılamayan 59.603 kg pancar bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş, birleştirilen dava ile de, davalıya teslim etmiş olduğu 65.397 kg A kotası şeker pancarı bedelinin 2.180,73 YTL’lik kısmının ödenmediğini belirterek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacının davasının reddine” şeklinde hüküm kurulmuş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden
2007/7884-13678
bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar bakımından az yukarda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmadığı gibi, gerekçe kısmında da sadece asıl dava ile ilgili gerekçe yazılmış, birleştirilen dava ile ilgili gerekçe yazılmamıştır. Mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden HUMK’nun 388. ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı, hüküm ve gerekçe yazılmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.