YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8045
KARAR NO : 2007/13726
KARAR TARİHİ : 19.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete 11.070 kg. fındık satarak teslim ettiğini, karşılığında o tarihte davalı şirketin ortağı olan dava dışı … tarafından imzalanan çek aldığını, ancak çekin karşılığının bulunmadığı gibi icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan fındık almadıklarını, davacının fındıkları dava dışı …’na sattığını ve bu şahısla ilgilerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının fındık teslim ettiği …’nun davalı şirketin ortağı olmadığı , davalının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, 400 YTL vekalet ücretininde davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibi yapmakla haksız olan alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için, alacaklı davacının haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olmasıda zorunludur. Bir başka deyişle kötüniyetli olmayan veya kötüniyetli olduğu ispatlanamayan davacı alacaklı aleyhine sırf icra takibinin haksız olması
2007/8045-13726
nedeniyle tazminata hükmedilemez. Dava konusu olay incelendiğinde davacının icra takibi yaparken kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu itibarla davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Mahkememce değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece her ne kadar davalının taraf sıfatının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı ve davacı iddiası ile davalı savunması birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya fındık verdiğini ispatlıyamadığı anlaşılmakta olup, davanın esastan reddi gerektiği, esastan reddedilen dava nedeniyle de kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yukarıda 2 ve 3 numaralı bentlerde yer … yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca; mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluşmadığı için davalının kötüniyet tazminatına ilişkin isteminin reddine), (3) numaralı bent uyarıncada mahkeme kararının beşinci bendinde yer … (400 YTL) rakam ve sözlerinin karardan çıkartılarak yerine aynen (5.120.80 YTL nispi) söz ve rakamlarının yazılmasına, hüküm değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.