YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8056
KARAR NO : 2007/14529
KARAR TARİHİ : 03.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı , davalıdan 1 nolu parselde yapılan inşaattan daire satın aldığını ve bedelini ödediğini, tapu devri verilmediği gibi, bedelin de iade edilmediğini ileri sürerek yaptığı takibe haksız itirazının iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya kampanya ve üyelik usulü ile kendisine ait 1 nolu parsel üzerinde inşa ettiği bir daireyi sattığını ve diğer üyelerin ödeme yapmasına rağmen davalının bakiye aidatları ödemediğini bu nedenle davacının faiz talep edemeyeceğini ileri sürerek , davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davacının üyelik usulü ile 1 nolu parselde hem arsa sahibi hem de müteahhitliğini yaptığı davalıdan bir adet daireyi haricen satın aldığı, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin taşınmaz satımına ilişkin olup resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki satım sözleşmesinin genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerekeceğinden uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici mahkemesi olarak yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 3.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.