Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8284 E. 2007/13512 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8284
KARAR NO : 2007/13512
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olan davalının … İcra Müdürlüğünün 2001/1489 sayılı icra dosyasını vekili olarak takip ettiğini, dosya borçlusuna ait olan … plakalı aracın trafik kaydına 30.1.2002 tarihinde haciz konulduğunu, ancak 1 yıl içinde işlem yenilenmediği için haczin kalkmış olmasına rağmen davalı avukat tarafından 13.5.2004 tarihinde fiili haciz işlemi yapılarak masrafların da kendisi tarafından karşılanmak suretiyle aracın 29.6.2004 tarihinde 18.000,00 YTL bedelle satışının gerçekleştirildiğini, satış bedelinin dosyaya yatmasından sonra icra dairesince yapılan inceleme sonunda satışa konu araç üzerine … 17. İcra Müdürlüğünün 2002/5875 esas sayılı takip dosyası üzerinden haciz konulduğunun ve araç üzerinde başkaca haciz bulunmadığının anlaşıldığını, satış bedelinden 10.000,00 YTL’nin … 17. İcra Müdürlüğünün ilgili dosyasına gönderilerek bakiye miktardan 1.000,00 YTL’nin satış işlemlerini gerçekleştiren davalı avukata vekalet ücreti olarak ödendiğini, kalan 7.000,00 YTL’nin de kesintilerden sonra 6.230,00 YTL olarak kendisine ödendiğini, bu arada davalının görevini ihmal ederek kendisini zarara uğratması nedeniyle davalıyı azlettiğini, İcra Tetkik Merciinde görülen şikayet davası sırasında davalının kusuru nedeniyle haczin kalkmış olması sonucu 1. sıradaki alacaklının … 17. icra Müdürlüğündeki dosya alacaklısının olduğunun belirlendiğini, merci kararı gereği davalı avukata ödenen vekalet ücreti ile kendisine ödenen paranın geri ödenmesinin istendiğini, davalının kusurlu davranışları sonucu alacağını alamadığını ileri sürerek fazlası saklı 18.000,00 YTL alacağının zarara neden olan davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, masrafları kendi cebinden karşıladığını, kusuru bulunmadığını, davacının zarara uğramadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı avukatın araç üzerine konulan haczi 1 yıllık sürede yenilemeyerek vekalet ve özen borcunu ihlal ettiği kabul edilmekle birlikte davacının bir zarara uğramadığı, takip dosyasının halen derdest olup borçlu hakkında aciz vesikası da düzenlenmediğini, borçlunun mal varlığına giderek alacağını tahsil etme imkanı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 390/2 maddesine göre vekil, müvekkile karşı vekaleti, sadakat ve özen ile ifa etmekle yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak ve ona zarar verecek davranışlarda kaçınmak zorunluluğundadır. Vekilin … görme ile … tutulan sonucun başarılı olması için hayat deneylerini ve işlerin normal akışına göre gerekli görüş ve davranışlarda bulunması, başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınması özen borcunun konusunu teşkil eder. Kural olarak, meslek sahibi olan kimseler ve bu arada avukatlar genellikle bilinen ve kabul edilen kural ve usulleri bilmedikleri takdirde sorumlu olacaklardır. Avukatın görevi olayları mantıki şekilde değerlendirerek bütün öngörülmesi gerekli şeyleri dikkate almaktır. Bir avukat unvanının gerektirdiği … de göz önünde tutulduğunda bilmesi gereken hukuki bilgilere haiz olmalıdır. Davalı avukatın araç üzerine konulan haczin 1 yıl işlemsiz kalması halinde düşeceğini bilmesi gerektiği, bu yüzden görevini yerine getirmede kusurlu bulunduğu mahkemenin de kabulündedir. Davalı avukat, 30.1.2002 tarihinde araç üzerine kayden haciz koydurmuş olup araç üzerine … 17. İcra Müdürlüğü dosyası nedeniyle konulan haczin tarihi ise 30.6.2003’tür. Davalı avukat ilk haciz tarihinden sonra makul ve yasal süre içinde aracın satışını istemiş olsaydı … 17. İcra Müdürlüğünün dosyası devreye girmeden davacı dosya alacağını tahsil etmiş olacaktı. Mahkemece davacının borçluya karşı takip dosyasını devam ettirerek alacağını tahsil edebileceği gerekçesiyle bir zararının bulunmadığı kabul edilmiş ise de davacının, bir hakkına zamanında ulaşamayacak olması onun zarara uğradığını gösterir. Davalı avukat, davacının alacağını zamanında tahsil edememesi nedeniyle uğradığı zarardan sorumludur. Zararın saptanması hususunda, mahkemece dava dosyası içerisindeki deliller ve keza tarafların bu hususta gösterecekleri diğer deliller toplanarak, davacının tahsil ettiği kısmı geri ödeyip ödemediği konusu da araştırılıp göz önünde tutularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.