YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8503
KARAR NO : 2007/10801
KARAR TARİHİ : 18.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Kapatıldı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının inşa ettiği binadaki dairelerden birer adedini kendilerine sattığını, inşaatı bitirip daireleri teslim etmediğini ve tapuda devir işlemlerini gerçekleştirmediğini, dava dışı şahsın aldığı tespit raporuna dayanarak davalıya karşı icra takibinde bulunduklarını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişler. 8.8.2006 tarihli ıslah dilekçeleri ile de bakiye alacakları yönünden dilekçelerinde gösterdikleri miktarlar kadar alacağın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak itirazın iptali davasının kabulüne, ıslah dilekçeleriyle talep edilen miktarında kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, mahkeme kararının kendilerine tebliğ edilmesi üzerine yasal 15 günlük temyiz süresi içerisinde hükmü temyiz etmedikleri gibi davalının temyiz dilekçesinin kendilerine 18.12.2006 gününde tebliğ edilmesi üzerine 29.12.2006 gününde verdikleri cevap dilekçeleriyle karşı temyiz talebinde bulunmuşlardır. Oysaki 2494 sayılı yasa ile değişik HUMK.nun 438/2 maddesi hükmünce temyize cevap dilekçesiyle hükmü temyiz süresi 10 gündür. Davacı taraflar bu süreyi geçirdikten sonra talepte bulunduklarından temyiz taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının davacılar konut amaçlı taşınmaz satığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. …’da ayrıca Tüketici Mahkemesi var ise veya Tüketici Mahkemesi olmadığı gibi tüketici davalarına bakmaya … Asliye Hukuk Mahkemesi de yetkili kılınmamışsa dava dilekçesinin görev yönünden reddi şayet ayrı bir Tüketici Mahkemesi bulunmayışından dolayı tüketici davalarına bakmaya … Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili kılınmışsa ara kararı verilerek davaya Tüketici Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacıların temyiz dilekçelerinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, üçüncü bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde 230.00 YŞTL.nın davacıya, davalı 2.812.00 PH.ın davalı iadesine, 18.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.