Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8504 E. 2007/13028 K. 06.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8504
KARAR NO : 2007/13028
KARAR TARİHİ : 06.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan … ilçesinin Kocadere beldesinde bulunan …kardeşler apartmanından 11 nolu daireyi tapu ile satın aldığını, binanın malzeme ve işçiliğinin yapı standartlarına uygun olmadığını, inşaatta gerekli özenin gösterilmeyip ayıplı olarak imal edildiğini ve 17 Ağustos 1999 tarihindeki depremde yıkıldığını ileri sürerek, dairenin rayiç bedeli 7.000.000.000. TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yapı sahibi olmadığı gibi,yapının müteahhidi, fenni mesulü,mimarı,statil projeyi düzenleyen şahısta olmadığından, yapının hiçbir aşamasında kusurlu olduğu tespit edilemediğinden davalının ayıplı olduğunu bilerek davacıya sattığı da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 27.12.2001 tarihinde aynı gerekçelerle davanın reddine dair verilen karar dairemizin 7.1.2003 tarih 2002/9804 esas,2003/179 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamında,” davacı, dava konusu daireyi ,davalıdan tapu ile 23.3 1999 tarihinde satın aldığı, 17 ağustos 1999 depreminde dairenin yıkıldığı, dava konusu dairenin ayıplı olarak imal edilerek kendisine satıldığı ve bu nedenle depremde yıkıldığından ,uğradığı zarara karşılık dairenin rayiç bedelinin tazminini istemiştir.Satım akdinin tamamlanmasından itibaren, satılan şeyin hasar ve nefi alıcıya intikal eder. ( BK. 183 md. ) Menkul satımına ait Borçlar Kanunu hükümleri, gayrimenkul satımı hakkında da uygulanır. ( BK. 217 md. ) Satıcı, BK. 194. maddesi hükmüne göre her türlü ayıptan ari ve noksansız olarak edimini yerine getirmekle yükümlü ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplardan bu ayıpların satım anında mevcudiyetini bilmese bile sorumludur. Alıcı da satın aldığı malı, imkân bulduğunda hemen muayene etmek, bulduğu ayıpları ve sonradan ortaya çıkan ayıpları derhal satıcıya ihbar etmek zorundadır. (BK. 198. md.) Kural olarak tabii afetler borçluyu borcundan kurtarır. Satıma konu daire, fen ve tekniğine uygun ayıpsız olarak inşaa edilmiş olsa idi, yine bu tabii afetten etkilenip yıkılacak idi ise, davalının sorumluluğundan söz edilemez. Daire fen ve tekniğine uygun olarak inşaa edilmediği için hasar meydana gelmiş ya da hasarın derecesi artmış ise satım akdinin inikadı sırasında gizli olan bu ayıp mevcut olduğundan ve gayrimenkul gizli ayıplı olarak alıcıya satıldığından, ayıplı ifa nedeniyle davalı satıcı, bu ayıbın mevcudiyetini bilmese bile bu zarardan sorumludur. Mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Davacıya satılan dairenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmeliklerde belirtilen, fen ve teknik kurallarına uygun inşaa edilip edilmediği belirlenmeli, bina inşaatının fen ve teknik kurallara uygun, ayıpsız olarak yapılmasına rağmen hasar meydana gelmiş ise davacı alıcının bu zarara katlanması gerektiğinden dava reddedilmeli, aksine inşaatın fen ve teknik kurallara aykırı, gizli ayıplı olarak yapıldığının tespiti halinde, bu kerre davacının bu ayıplı ifa nedeniyle zarar gördüğü kabul edilmelidir. Öyle ise mahkemece, inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik dosyaya celbedilip, bu yönetmelik hükümleri de gözetilmek suretiyle, inşaatın fen ve teknik kurallara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, deprem nedeniyle yıkım ve hasarın tamamının inşaattaki eksiklik ve bozukluktan ileri gelip gelmediği, gelmiş ise ne nisbette hasara neden olduğu uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden açıklamalı, gerekçeli, taraf ve yargı denetimine uygun rapor alınarak belirlenip, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur. Bozmaya uyulmakla davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur.Bu durumda davacının akidi davalı olup, bozma ilamında belirtilen hususlarda göz önüne alınarak, davaya konu binanın yönetmeliğe uygun yapılmadığı da dosya kapsamından anlaşıldığından davalının sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Mahkeme gerekçesine göre yapı müteahhidinin, fenni mesulün, mimarın, statil projeyi düzenleyen kişilerin sorumluluğu davalının sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Bu durumda davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesi yönünden uzman
2007/8504-13028
bilirkişilerden açıklamalı gerekçeli,taraf ve yargı denetimine uygun rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 7.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.