YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8636
KARAR NO : 2007/11804
KARAR TARİHİ : 09.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, avukat olup, davalının vekili olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/5 esas sayılı dava dosyasını ve bu dosya ile ilintili olan diğer davalarına baktığını, aralarındaki sözleşme gereğince davalının kendisine 25.000 DM ödemesinin gerektiğini, ödemediğini, haksız olarak azlettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 3.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarında kararlaştırılan ücreti ödediğini, davacının bu ücreti az bulduğunu 250.000.000 TL’lik bir bono daha verdiğini, davacının kendisinden aldığı boş belgenin üzerini doldurarak talepte bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya vekalet ücreti olarak 250.000.000 TL ödediği ve ayrıca 2.000.000 TL’lık senet verdiği, davacının vekalet ücreti alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davasında davalı ile aralarında düzenledikleri 18.3.1993 tarihli sözleşmeyi 12.4.1995 tarihli sözleşme ile yenilediklerini, bu sözleşmeden doğan alacağının ödenmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı ise kararlaştırılan ücretin fazlasıyla ödendiğini, 12.4.1995 tarihli sözleşmenin kendisinden alınan boş belgenin üzerinin 2007/8636-11804
doldurulması suretiyle oluşturulduğunu savunmuş olup, bu savunmasını, ispat edemediği gibi Cumhuriyet Savcılığına hitaben yazdığı 2.1.1996 tarihli dilekçesinin dördüncü bendinde bu davaya konu edilen belgeyi imzaladığını açıkça kabul etmiştir. Diğer taraftan davacı, düzenlenen bu belge nedeniyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/28 esas sayılı dava dosyası ile görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanmış, mahkemece anılan belgenin tanık Mevlüt Süslü tarafından kaleme alındığı, taraflarca imzalandığı, sözleşme altındaki müdahil (davalı) imzasının hile yoluyla alındığının ispatlanamadığı, gerekçesiyle sanık (davacımız) hakkındaki beraat kararı verilmiş olup, bu karar Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle de kesinleşmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davada dayanılan 12.4.1995 tarihli sözleşme geçerli kabul edilmeli, davalının ödediği paraların mahsubu da yapılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönlerin gözetilmemiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 9.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.