YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8639
KARAR NO : 2007/12981
KARAR TARİHİ : 06.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, müteahit olan davalılardan … ve … …’in inşa ettikleri daireden 12 numaralı bağımsız bölümü kendilerine 1991 yılında sattıklarını,binanın 1999 yılı ağustos ayında meydana gelen deprem sırasında yıkıldığını,diğer davalı teknik sorumlulukların da zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 15.000.000.000 Tl tazminatın müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini istemişlerdir
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 9 375 YTL tazminatın davalılardan … …,… ve … … mirasçılarından tahsiline,diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş;hüküm,… …,… ve … … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinden yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ilişkinin davalı müteahitlerce davacılara konut satışından kaynaklandığı ve böylece 4077 sayılı yasanın 3 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumunda, davaya Tüketici Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir. Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davalılarca temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde 126.60 YTl.nın davalı …’na, 126.60 YTL.nın Dvl … ve diğerleri, 126.60 YTL.nınde Dvl … …’e iadesine, 6.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.