YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8685
KARAR NO : 2007/14067
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
… komisyoncusu olan davacılar, davalının daire satın almak için kendilerine başvurduğunu, 25.4.2006 tarihli yer gösterme sözleşmesinin imzalandığını, tapuda satış işleminin, davalıya ulaşılamaması nedeniyle yapılamadığını, ancak taşınmazın 24.5.2006 tarihinde davalının kardeşinin eşi tarafından satın alındığını haricen öğrendiklerini, bu durumda sözleşme gereğince davalının tellallık ücretini ödemesi gerektiği gibi satıcının ödemekle yükümlü olduğu tellallık üzerini de %50 fazlasıyla ödemek zorunda olduğunu, alacaklarının tahsili için başlatmış oldukları icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yer gösterme sözleşmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 7.350,00 YTL’lik kısmının iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak … ile takibin devamına, inkar tazminatı ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında Borçlar Kanununun 404. maddesine uygun olarak yazılı şekilde 24.5.2006 tarihli tellallık sözleşmesinin yapılmış olduğu, davacının, sözleşmenin 1. pragrafında bulunan “Söz konusu yeri bir yıl içinde ….üçüncü dereceye kadar akrabalarım, eş,dost, kan ve sıhri hısımlarım satın aldığı takdirde yukarda yazılı satış belinin %2 + KDV’sini…hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.” Hükmü, 2. pragrafında da, “Yukardaki maddede belirtilen şartların, Borsam devre dışı bırakılmak suretiyle gerçekleşmesi halinde müşteri, kendisine ve taşınmaz mal sahibine ait komisyon ücretinin tamamını %50 ceza artırımlı olarak ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince toplam olarak 16.464,00 YTL tellallık ücreti alacağı için takip başlatmış olduğu anlaşılmaktadır. Az yukarda açıklanan sözleşmenin 1. pragrafında kararlaştırılan ve hükme esas alınan 10.1.2007 tarihli bilirkişi raporunda satış bedeli 245.000,00 YTL üzerinden hesaplanan %2 tellallık ücretinin karşılığı olan 4.900,00 YTL, alıcının ödemesi gereken tellallık ücreti olup, davalının alıcı sıfatıyla ödemeyi üstlendiği ücreti ödemekle yükümlü olduğunda duraksama olmamalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda %50 cezalı ücret alacağı olarak hesaplanan 2.450,00 YTL’lik miktarın ise cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir. Davalı tacir değildir. BK.nun 161/son maddesi gereğince hakim cezai şart miktarını fahiş bulursa tenkisle mükelleftir. Mahkemece cezai şart niteliğinde bulunan bu miktarının fahiş olup olmadığı, tenkisinin gerekip gerekmediği tartışılmamış ve bu yönde bir araştırma yapılmamıştır. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, … olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tesbit edilmelidir. O halde cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.