YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8978
KARAR NO : 2007/14207
KARAR TARİHİ : 27.11.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, akaryakıt satışı için davalı ile 31.12.2004 tarihli sözleşme yaptığını, sözleşme yapıldığı tarihte petrol ürünlerinde fiyat farkı uygulanmaması mevcut olmamasına rağmen 5.5.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince fiyat farkı ödenmesi uygulamasının benimsendiğini, bu nedenle Kuruma 17.11.2005 tarihinde başvuru yaptığını, Kurumun talebini reddettiğini belirterek 7.029,64 YTL fiyat farkının ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede ve şartnamede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve fiyat artışının öngörülemeyecek durumda olmadığı, sözleşmede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığı gibi Bakanlar Kurulu Kararında yürürlükteki sözleşmelere uygulanacağına dair hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 31.12.2004 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme süresinin bir yıl olduğu anlaşıldığı gibi bu husus tarafların da kabulündedir.Uyuşmazlık, davacının fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği konusundadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 15/2-c fıkrasının ikinci bendi “Fiyat farkı hesaplanan malların fiyatlarının serbest bırakılması veya fiyat artış oranlarının sözleşmeyi devam ettirmeyi imkansız hale getirmesi halinde; sözleşmede bulunan fiyat farkı verilmesine ilişkin düzenlemeler geçersiz olacaktır.”düzenlemesi içermektedir.
Anayasamızın 48 ve BK. 19Maddeleri gereğince hukukumuzda akit serbestisi vardır. Taraflar, yasaya, ahlaka ve adaba aykırı olmadıkça istedikleri konuda sözleşme yapabilecekleri gibi, sözleşmeye de istedikleri hükümleri koyabilir. Akit serbestisinin sonucu olarak taraflara sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini de yerine getirmelidir. Bu nedenle kural olarak davacı satıcı sözleşmenin yukarıya alınan hükümleri doğrultusunda fiyat farkı isteyemez. Ancak 5.5.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararnamesi Petrol ürünleri için satıcıya fiyat farkı ödenmesini kabul etmiştir. Bu bağlamda 24.11.1986 tarihli ve 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davacı 5.5.2005 tarihinden önce teslim ettiği kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyemezse de, kararnamenin yürürlüğünden sonraki dönemde teslim edilecek kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyebilir. Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, davalı idarenin 5.5.2005 tarihinden sonraki dönemde teslim edilen akaryakıt için fiyat farkı talebini kabul etmesi gerekirken davayı tümden reddetmesi usul ve yasaya aykırı aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmü temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.